merhaba arkadaşlar...
yaklaşık 2 yıl önce burada, 1k'da tesadüf eseri karşılaşmıştık Oğuz YILMAZ hocamızla... okuduğum ilk kitabı olan Kılavuzun Pusulası ile gençlik yıllarıma geri dönüp, öğrencilik maceralarımı tekrar yaşamıştım... ama bu kitapla sanki yıkıntılar arasında yeni bir inşa kurma çabası içinde buldum kendimi... ki hayatım da şu an öyle zaten, o ayrı... evet, bu zamana kadar filmler de dahil post-apokaliptik türü hiç ilgilimi çekmemişti... ama geçmişin izini sürmek için mızrağıyla yol alan LEKE ile Şimal Yıldızı'nın ışığıyla yola çıktım... her şeyin bittiği ya da her şeyin belki de ilk defa başlayacağı SIFIR NOKTASInı bulmak için yola koyulduk... bir anda bu yaşıma kadar hiç gitmediğim ama ne yazık ki felaketler sonucu çöken İstanbul'un içinde buldum kendimi... bekçilerden saklanınca Gölge ile kesişti yolumuz... sonra çok aylarımın geçtiği Ankara'ya gittik... daha sonra Tuz Gölü'e, Kızılırmak'a, Kapadokya'nın çatısı olan Uçhisar'ın zirvesine ve Nemrut'a... evet oralara sanki cehennemin kapısını çalmak için gitmişiz gibi ama başta yazdığım gibi Şimal Yıldızı'nın ışığının götürdüğü yere gittik Gölge ve Leke'yle; yalnızlığı ve aşkı doyasına tadıp, hayatta kalma çabasını verip, kayıplarla yüzleşerek...
..
emeğinize, yüreğinize ve içinizdeki o uçsuz bucaksız dünyanıza sağlık Hocam...
..
kıyamet sonrasını, tabi hayali anlamda, yaşamak isteyen varsa post apokaliptik eserleri eline almalı diyorum ve Şimal Yıldızı'nı okumaları istiyorum...
iyi geceler 1k üyeleri...
sevgilerimle...