Sonra bir ışık yılında, yırtılmış ozon tabakasının altında
Dünya'yı gördü. İnsanlar, çamur içindeki larvalara benziyorlardı.
Küçük yıldız dehşetle baktı aşağıya. İşte tam o
an ayağı bir meteora takıldı ve kaymağa başladı. Düşüyordu.
Tutunabileceği birşey yoktu evrende. Tutunmak
da istemiyordu zaten... Işığa ve kendine veda etmenin
vakti gelmişti. "Vedam anlamı ne" diye düşündü sonra.
Anlamsızdı. Dünya'ya inme duygusunun bir biçimiydi
veda. Bir yandan da kaymağa devam ediyordu. Son çabasını
aşağıdaki Dünya kirliliğine düşmemek için harcadı
ve kılpayı kurtuldu bundan.
Evren
Küfük bir okyanusmuı meğer
Kıyısında yelkenliler batan
Üşüyünce ağlıyorsun yalnızım dememek için
Uçaklar gemiler trenler çiziyorsun duvarlara
Kendine bir deniz bul artık bir de rüzgar ·
Parçalanacağın bir uçurum bul bu dünyada
Tek tutkun o kenti bırakıp gelmek olmalı
Ve gelirken havaya uçurmak bindiğin otobüsü