İşte bu yüzdendir ki, zevkleri ve yetersizlikleri sebebiyle yüzeysel yaşayan, aynı zamanda da gerçek duygularını keşfetmek için hiçbir zaman kendi kalplerinin derinine inmeyen, dünya zevklerine düşkün insanlar her ne kadar bir sürü şeyle meşgul gibi gözükseler de hayatlarının ortasinda ne kadar bos ve ahmak olduklarını belli ederler.
Kendi dünyalarina ait normal duyguları hissettiklerini düşünmeyi âdet edinirler ve bu alışkanlık en sonunda gerçek duyguları hissetme ihtimalini de ortadan kaldırır.
Mesela, öfke ya da sevgi duygusunun harekete geçirdigi kas malzemesi ana hatlarıyla her zaman için aynıdır. Hatta tüm insanlar için neredeyse aynı olduğunu söyleyebiliriz.
Bizim özgürlük kavramımız, tembel insanlara özgür irade teorisi kadar cazip gelmeyecektir muhtemelen.
Fakat yine de diğer teoriye göre psikolojik ve ahlaki tabiatimiz için yeterli olma gibi bir avantaji vardir. Bir yandan mağrur bir tavırla mutlak olarak özgür olduğumuzu söylerken diğer yandan düşmanlarımıza alenen boyun eğmemiz bu yargı ile çelisse de, kendimizi komik duruma düşmekten koruyabiliyoruz.
Böyle bir çeliski psikolojik gözlemci açısından yalnızca eğlenceli olmakla kalsaydı o kadar kötü olmazdı; ama olay burada bitmiyor, kendini geliştirme konusunda son derece istekli insanların da cesaretini kırıyor.
Zira tercih, sevmeyi ve arzuyu ima eder. Bu arzu ne kadar kısa süreli olursa olsun yakalanabilir ve muhafaza edilebilir. Bir kez yakalandıktan sonra beslendikçe daha da gelişir ve psikoloji yasalarının uygulanmasıyla en sonunda Yılmaz bir azme dönüşebilir.
Farenin teki tarafından iştahla mideye indirilebilecek bir mese palamudu böylelikle en şiddetli kasırgalara bile direnebilecek koca bir meseye dönüşmüş olur.
4. Allah, imanlarina iman katsınlar diye Müslümanların kalbine sekinet indirdi. Göklerin ve yerin orduları hep Allah'ındır. Allah, Alim ve Hakim bulunuyor.
Sekinet: Nefislerindeki telaş ve helecanın kesilmesiyle hâsıl olan kalb oturması, yürek ısınması, gönül rahatlığıdır.