Handân ol ey gönül ki visâl ihtimâli var
Firkat kemâle erdi kemâlin zevâli var
Taşlıcalı Yahya
Ey gönül! Artık gül, çünkü sevgiliye kavuşma ihtimali var. Ayrılık en son noktasına, kemâle, zirveye ulaştı. Her kemâlin bir zevāli, bitişi var.
Sağ u solum gözler idim dost yüzünü görsem deyü
Ben taşrada arar idim ol cân içinde cân imiş
Niyazî-i Mısrî
Dostun yüzünü görmek için sağa sola bakıp duruyordum. Ben onu dışarıda arıyordum, oysa o canımın içinde can imiş.
Berk-rå der-hirmen-i merdum temâşâ kerdeest Ân ki pindared ki hâl-i merdum-ı dunyâ hoşest
Sa'ib-i Tebrizi
Halkın harmanındaki ışıltıyı, alevi seyreden kişi, dünya halkının halinin hoş olduğunu, onların eğlendiğini zanneder. Oysa onlar harmandaki yangını söndürmek için uğraşıyorlar.
Kadd-i yâri kimi halkın serv okur kimi elif
Cümlenin maksûdu bir ammâ rivâyet muhtelif
Muhibbi
Sevgilinin boyunu, kimi rüzgârda salınışı yönüyle servi ağacına, kimi de uzunluğu ve düzgünlüğü itibariyle elif harfine benzetti. Aslında hepsinin amacı sevgiliyi övmekti, fakat rivayetleri muhtelifti.