"Vak'a Maraş'ın işgali sırasında Maraş'ta geçer." Bu cümleyle başlamıştı kitap ama sanki bizim evin balkonunda sahne edildi. (Kitabı evin balkonunda okudum)
Maraş'ın mert, yiğit bir beyi olan Ferhad'ın kardeşi Osman'ın komiteciler tarafından öldürülmesinden sonra kardeşinin emaneti olan karısı Hanım'ın kaçırılmasıyla başlayan ve sizi her satırda içine çeken kısa ama etkileyici bir tiyatro eseri. Hoş, üstadın kalem oynattığı hangi eser bizi sarsmadı ki?! Hep bir derdi, davası olan bu hâl üzere yaşayan biri kalemi eliyle değil yüreğiyle tutuyor... O kocaman yürekten bizim dünyamıza da bir parça düşmesi için, onu anlamayabilmeye bir nebze gayret etmek için kitapları bizi bekliyor... İyi okumalar.