Kırmızı Başlıklı Kız'ın Kapak Resmi

Ölenler kurtuluşa erenlerdir..
Vaktin birinde bir memlekette bir grup üniversite öğrencisi vardı kimi kayseri li kimi Yozgatlı kimi adanalı kimi niğdeli.. Her biri hayata tutunmak için farklı farklı şehirlerden gelip aynı çatı altında toplanmışlardı. Evlerinin hemen yanında bir nene ve dede yaşardı. 6 7 çocuk her birinin ayrı bi işi var her birinin evi arabası.. Bilmem kaç tane torunları.. Mesele azık çokluk değildi. Mesele onların yalnızlığını bu kadar insanın paylaşamıyor olmasıydı. Bu kadar çocuk ve torunun... Bu üniversite öğrencilerinin ne zamn bir şeye ihtiyacı olsa ilk koştukları yer nenelerinin yanı olurdu. Yağ mı tuz mu salça mı bitmiş. Koşşş neneye. Nene ise her gelmelerinde "bi sıkıntınız bi eksiğiniz bi derdiniz olursa hemen bize gelin kuzularım" derdi. Yaşadıklarından gördüklerinden hayat dersi anlatırdı. Bazen kurduğu cümleleri anlamak için öğrenciler biraz düşünürlerdi.
-Sagır gelin sıgır gelin aşın taştı savur gelin.
-Haylı gelin huylu gelin götün eger kaşındayken gözün ocak başında olmasın demiş. Niden elin aşını var git yoluna demiş
-Gelin ata binmiş de gör kimin kapısı diye buna demişler gelini kaynana istememiş başka eve gelin gitmiş.
Bu sözler dün gibi akıllarda kaldı şimdilerde.
İnsan yapılan iyilikleri iyi insanları unutamaz. Bizde seni hiç bi zaman unutmayacağız Sıdıka nenem. Sorarlarsa üniversite sana ne kazandırdı diye. Sadece senin adını sayıklarım. Rabbim mekanını cennet eylesin inşallah

Pedofiliye Hayır!
Bugün okula giderken yaşadığım bir olaydan bahsetmek istiyorum..
Dolmuşa bindim. 3 buçukta ki derse yetişme telaşıyla.. Aracı kullanan şoför 40 45 yaşlarında. Gideceğim yol 1 saatlik fln. Bir durakta bir bayan bindi dolmuşa. Kucağında bebeği yanında küçük oğlu ile. Tam benim arkamdaki koltuğa oturdu. Beş on dakika geçtikten sonra şoför küçük çocuğu çağırdı ve çocuk yanına gitti. Onunla konuşmaya başladı. Sorular sormaya başladı. Buraya kadar normal gibi gelebilir. Yalnız erkek çocuğu yaşı küçük olsada erken olgunlaşmış. Vücut yapıları erken gelişmiş. Ve göğüsleri belirginleşmiş bir çocuktu. Şoför bi yandan konuşurken diğer yandan çocuğun göğsüne dokunmaya başladı. Ben o an şaşkınlıktan bayılacak gibiydim. Ne oluyor flan derken. Döndüm annesine baktım. Annesi ise gayet herşey yolunda ve makulmuşçasına susuyordu. Aceba dedim. Şoför çocuğun dedesi flan mı. Şakalaşıyormu ki diye düşündüm. Ama manzara bi şakadan öteydi. Ve çocuğa sorduğu sorulardan onu hiç tanımadığı belli oluyordu. Ben gerildikçe gerildim. Anlam veremedim. Ama bi yarım saattir bu böyle devam etti. Bir konuşup bir dokundu. Çocuğun göğüslerini sıkmaya başladı. Ve bu çocuk hiç bişeyin farkında değildi. 3. Sınıf öğrencisiymiş. Şoför yanından bir 5 TL alıp çocuğa verdi. İğrenç şeyler söylerek anlamsızca güldü çocuğa. Çocuk alıp cebine koydu parayı. Sonra bir ara annesi çağırdı çocuğu. İçimden neyseki anne olduğu aklına gelmiş olmalı diye sinirlenirken. Kadın çocuktan sadece telefonu istemek için çağırmış. Çocuk cebinden telefonu çıkarırken annesi parayı görüp çocuğa sordu. Çocukta şoförün verdiğini söyleyince annenin verdiği tepki aynen şu oldu. "Teşekkür ettin mi". Yani sen tanımadığın birinden neden para aldın. Geri ver. Yada siz niçin benim oğluma para veriyorsunuz ne hakla demek yerine. Böyle bi tepki verdi ANNE... Ardından şoför çocuğu tekrar yanına çağırıp muhatabına devam etti. Bende bardak taşmıştı. Belki üstüme vazife değildi. Ama bir çocuğun göz göre böyle bişey yaşaması susulacak gibi bişey değildi. Arkamı dönüp kadına sadece iki cümle kurdum. "Adam iki saattir çocuğuna dokunuyor ve sen hiç bir şey demiyorsun. Yarın öbür gün çocuklar kaçırılınca başına bir iş gelincede ağlıyorsunuz"dedim. Ağzını açıp bişey diyemedi. Şoför ise duymamazlıktan geldi. Kadın benim tepkim üzerine çocuğunu yanına çağırdı. Şoför tekrar çağırdığında ise. Kardeşi ağlıyor ona bakıyor dedi.. Tv lerde çocukları kaçırılıp vahşice öldürülen. Tecavüz edilen çocukları gördükçe mahvoluyorum. Ailelerine çok üzülüyordum. Ama bugün ki yaşadığım olaydan sonra artık kimseye üzülmemeye karar verdim. Demekki bişeyler oluyorsa birazda hatayı kendimizde aramalıymışız.. O adam kılığındaki adam olamamış erkek şoförede, fizyolojik olarak anne olan kadınada yazıklar olsun diyorum. Rabbim böylelerini ıslah etsin. Ve son olarak şunu söylemek istiyorum. Siz erkekler; erkeklik için değil adam olabilmek için çaba sarfedin. Ve biz kızlar kadınlar; anne olmak için anne değil, hakkını verebileceksek anne adayı olmaya kalkışalım. O zaman hayat biraz daha yaşanılabilir olur belki....

Kırmızı Başlıklı Kız, bir alıntı ekledi.
17 Eki 15:37 · Kitabı okuyor

"Aceleyle kaçıp ona sığınmadıktan sonra insan yaşamdan nasıl zevk alabilir."

Aforizmalar, Franz KafkaAforizmalar, Franz Kafka
Kırmızı Başlıklı Kız, bir alıntı ekledi.
17 Eki 14:07 · Kitabı okuyor

"Bastığın yerin iki ayağının kapladığından daha büyük olamayacağını anlamak ne büyük bir mutluluk"

Aforizmalar, Franz KafkaAforizmalar, Franz Kafka
Kırmızı Başlıklı Kız, bir alıntı ekledi.
17 Eki 14:03 · Kitabı okuyor

"Düz bir yolda yürüyor olsaydın, tüm ilerleme isteğine rağmen hâlâ gerisin geriye gitsey-din, o zaman bu çaresiz bir durum olurdu; ama sen dik, senin de aşağıdan gördüğün gibi dik bir yamacı tırmandığına göre, adımlarının geriye doğru kayması, bulunduğun yerin durumundan ileri gelebilir, o zaman da umutsuzluğa kapılmana gerek yoktur."

Aforizmalar, Franz KafkaAforizmalar, Franz Kafka
Kırmızı Başlıklı Kız, bir alıntı ekledi.
05 Eki 12:33 · Kitabı okudu

"Hayvanın nankörü, vefasızı olmaz. Hayvan fıtratı üzerine yaşar. İnsan, hayırsızlığını hayvanlara yükleyerek, kurtulduğunu sanır. İnsan, yaratılışı üzerine yaşasa, sıkıntı yok. Bak hayvanlara, fıtratının dışına çıkıyor mu? Sen hiç miyavlamaya çalışan köpek gördün mü?"

Aşkın Gözyaşları 2 - Hz. Mevlana, Sinan Yağmur (Sayfa 184)Aşkın Gözyaşları 2 - Hz. Mevlana, Sinan Yağmur (Sayfa 184)
Kırmızı Başlıklı Kız, bir alıntı ekledi.
 03 Eki 09:13 · Kitabı okudu

" Aşk, marifet ile dert ortaklığı ve gönüldaşlığın meyvesidir. Yakınlaştıkça küçülen, değersizleşen, adileşen ve düşen ise şehvettir. Bir kadın veya erkek yüreğe ulaşılmaz gözüktüğünde kıymetleşiyor, sonra ulaşınca heyecanını kaybediyor, o kişi size sıradan geliyor. İNSANOĞLU ERİŞİNCE MAKSADA, MUTLAKA YÜZÜNÜ DÖNER MAHBUKA. "

Aşkın Gözyaşları 2 - Hz. Mevlana, Sinan Yağmur (Sayfa 206)Aşkın Gözyaşları 2 - Hz. Mevlana, Sinan Yağmur (Sayfa 206)