Bugün yanina geldim başucunda dikiliyorum gözlerim seni arıyor ama yoksun toprak yığını var etrafını mermerle çevirip adını yazmışlar bal sarisi dediğin gözlerim adına değiyor Neden birşey hissetmiyorum? Dediklerine göre bedenin burada yatıyormuş. Bi umut elim toprağına gidiyor, dokunuyorum. Yok!Olmuyor, elim toprağı sıkıyor ama buz gibi. sana sarildigim sıcaklığı vermiyor. "Benim ruhum yok mu ağlamam gerekmiyor mu?"derken gözyaşım akıyor dışarıya değil içime ağlıyorum yüzümde kayıp verenlerin bileceği sertlik var. Geri gelmeyeceğini kabullendim Hiç-bir şey eskisi gibi olmayacak Ben buruk güleceğim Artık doldurulamayacak boşluğum oldu Bin tane insan evladı gelse dolmaz. Yeryüzünde yoksun ve sana yine bakıyorum somut varligin yok özür dilerim seni hissedemiyorum. Yağmur yağıyor.Gokyuzu benim yerime ağladı, demeyeceğim klişelerden hoşlanmıyorum biliyorsun. Islak toprak kokusu burnuma geldi. Galiba Tanrı bana oyun oynuyor. senin toprağının kokusunu sevemedim sana alaycı yaklaşıyorum ya kusura bakma acımla böyle baş ediyorum ve utanmalısın bende hasar bıraktın mesela ölüm haberi alan birini teselli edemeyeceğim kitlenip kalacağım sadece başın sağolsun demem gerekecek ama beceremeyeceğim duygularım kapalı olacak hislerim karışacak Beni dışarıdan görenler soğuk duyarsız ve umursamaz diyecek içimi bilmeyecekler
Bana en büyük iyiliğin bencilliğim olacak ölümü hatırlattığın için hayatım için bencil olacağım asi başına buyruk ne dersen de çünkü bir daha doğmayacağım ve son olarak;
Iyiki vardın!