Bir hiç kimseyim ben ve olacağım da hiç kimse,
Gerçi çok küçüğüm henüz, oluş için;
ama sonra da öyle kalacağım.
Anneler ve babalar,
acıyın bana.
Değmez aslında bakmak için harcanan çabaya:
Çimen gibi biçileceğim nasılsa.
Yaramam kimsenin işine:
Şimdi çok erken,
yarın ise çok geç
Hayır istiyorum ve istemiyorum,
bırakın, kusayım kendimi.
Biliyorum hayatın iyi olduğunu,
dünyanın dolu bir tencere olduğunu biliyorum,
ne var ki karışmıyor bir türlü kanıma, bana gelince, yalnız başıma vurmakta.
Hasta ediyor beni başkalarını beslerken; anlayın artık böylesini istemeyişimi.
En aşağı bin yıl geçmeden, bozmamalıyım perhizimi.
Kıpırdanıp duruyorsunuz ve sanıyorsunuz ki bir başkadır sesiniz taşın taşa sürtmesinden, ama yanılıyorsunuz; yalnızca benim yaşayan, acı çeken ve gürültü eden. Sonsuz bir çığlık içimde, yüreğimden mi, yoksa karnımdan mı geldiğini bilmediğim.