Ama şu masa başında oturan eşşoğlu eşşekler yok mu, onlar kendi karları için halkı parçaladılar, böldüler. Evet, tastamam parçaladılar. Halkın yaşadığı yerler halkın kendisidir, onun ayrılmaz parçasıdır. Artık halk bit bütün değildir, çünkü hepsi yollarda, otomobillerin üstünde yapayalnız. Artık onlar yaşamıyorlar. O eşşoğlu eşşekler, halkı öldürdüler.
Kadının yaşamı kişisel ilişkilerden yoksun geçmişti, oysa öyle ilişkilere gereksinimi vardı. Bu yüzden de ilişkileri kendi uyduruyordu… Elinden geldiğince her kavga, insanca ilişki kurmanı başarısız bir yoluydu.
Özgürlük anne babaların reddedildiği ya da gömüldüğü yerde değil, olmadıkları yerde başlar:
İnsanın, kimden olduğunu bilmeden dünyaya geldiği yerde.
İnsanın ormana atılmış bir yumurtadan dünyaya geldiği yerde.
İnsanın, gökyüzü tarafindan yere tükürüldüğü ve hiçbir minnet duygusu olmaksızın ayağını yere bastığı yerde.
Şefkat, yetişkin yaş eşiğine fırlatıldığımız ve çocuk olduğumuzda anlayamadığımız çocukluk avantajlarının kaygıyla farkına vardığımız an doğar.
Şefkat, yetişkin yaşın bizde uyandırdığı korkudur.
Şefkat, öbürüne çocuk gibi davranılması gereken yapay bir alan yaratmaktır.