Öncelikle; eserde gördüğüm ve belirtmeden geçemeyeceğim çok önemli bir konu var;
Hayat mücadelesinde gerekli olan gayret, sadece fiziksel engellilere ilişkin değil, her birey için kaçınılmaz olan "her türlü engele" ilişkin aslında. Yazar her ne kadar kendi fiziksel engellerini ve bunları nasıl aştığını otobiyografisini anlatarak vermiş olsa da, aslında bu engeller, -fiziksel olarak engelsiz olsa bile- herkesin hayatta karşılaştığı engeller. Dolayısıyla, eserde söz edilen; ilgi ve sevgi görme, değer verilme, hayata küsme vb. tüm ihtiyaç ve gerçekler, herkeste var ve giderilmesi gerek. Bu yönüyle de hepimiz eşitiz ve kişilik olarak büyük oranda aynı sorunlarımız var aslında. Eser bu yönüyle de herkese hitap ediyor aslında.
Eserde ise:
Doğuştan beyin felçli olarak dünyaya gelen yazar, uzun süre konuşmadan ve hareket edemeden yaşamıştır. İlk başlarda doktorların yazarın zihinsel engelli olduğunu düşünmüştür. Doktorların aksine annesinin durumu kabullenmeyerek, tüm fedakârlıklarına ve çabalarına karşılık veren Brown, sadece sol ayağını kullanarak resim yapabilir ve yazı yazabilir duruma gelmiştir. Daha sonra doktorların tekrar ilgisi, tedavisi ve fizyoterapi sonucu ve konuşabilmiş ve nispeten daha rahat hareket edebilmeye başlamıştır. Sonrasında yine Sadece sol ayağını kullanarak yazdığı azim ve başarısını içeren otobiyografi ve diğer eserleriyle yazar, sadece İrlanda'nın değil tüm dünyanın ilgisini çekmiştir. Yazar olmanın yanında ressam ve şairlik de yapmıştır. 1981 yılında vefat etmiştir.
Yazarın haklı olarak hayranlık uyandıran bu başarıları elde etmesi, eserde de yazarın da övgüyle söz ettiği annesi başta olmak üzere, kendisi ve doktorları sayesinde oluyor. Ve mutlaka belirtmem gerekir ki; yazar kadar -ve belki de daha çok- övgüyü hak eden diğer bir kişi, kuşkusuz