Mehmet Aytekin

Mehmet Aytekin
@Phlogiston
Akşamları odalarda, çantaların asıldığı tahtalar, silahlıklar, kapılar, hatta albayın odasındaki masif cevizden güzel mobilyalar, Yani kısacası en eski eşyalar da dahil olmak üzere kaledeki tahtadan yapılmış her şey karanlıkta çatırdıyordu. Bazen bu ses, tabanca sesini andıran kısa bir patlama halini alıyor, insan bir şeylerin kırılmış olduğu düşüncesiyle uykusundan uyanıp kulak kabartıyor ama tek duyabildiği gecenin içinde yükselen çatırtılar oluyordu. Bu, eski tahtaların içinde inatçı bir yaşam özleminin uyandığı dönemdi. Çok uzun zaman önce, onlarda sıcaklık ve gücün getirdiği çocuksu bir duyguya sahiptiler, o zamanlar dallarından tomurcuklar fışkırıyordu. Sonradan ağaç kesilivermişti. Şimdiyse, bahar geldiğinde o ağacın parçalarında hâlâ çok çok hafif bir yaşam ürpertisi uyanmaktaydı. Eskiden yaprakları ve çiçekleri varken şimdi yalnızca "çatır" diyecek kadar belli belirsiz bir anıya sahipti, sonra her şey tâ bir sonraki yıla kadar susacaktı.
Edebiyat
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
"Bir yılda kadınlar üzerine yazılan kitapların sayısı üzerine hiç bilginiz var mı? Bunlardan kaçının erkekler tarafından yazıldığını biliyor musunuz? Kendinizin, evrenin belki de en çok tartışılan canlısı olduğunuzun farkında mısınız?"
Sayfa 30
Edebiyat
Kadın ve edebiyat
"Gerçekten de kadınlar, yalnızca erkeklerin yarattığı kurmaca yazında var olsalardı, kişi onları son derece önemli, çok çeşitli, kahraman ve kötü, görkemli ve aşağılık, olağanüstü güzel ve iğrenç, bir erkek denli yüce, kimilerinin düşündüğü gibi daha da üstün bir insan sanabilirdi. Gerçek yaşamda ise, Profesör Travelyan'ın belirttiği gibi, o eve kapatılıp dövülüyor ve yerden yere atılıyordu.  Bunun sonucunda ortaya son derece garip ve karmaşık bir yaratık çıkıyor. Düşsel planda kadın son derece önemlidir; gerçek yaşamda ise tümüyle önemsiz. Şiiri bir baştan öbür başa kaplar; tarihte hiç görülmez. Kurmaca yazında kralların ve fatihlerin yaşamlarına hükmeder; gerçek yaşamda ailesinin parmağına bir yüzük geçirdiği herhangi bir oğlanın kölesidir. Kurmaca yazında en esin dolu sözler, en derin düşünceler onun dudaklarından dökülür; günlük yaşamda hemen hemen hiç okuyup yazamaz ve kocasının malıdır."
Edebiyat
Kendine Ait Bir Oda
Puan vermedi·
Beğendi
20. Yüzyılın başlarında kadınların da pekâlâ erkekler gibi, erkekler kadar, kurmaca yazın alanında eser verebileceklerini hiç de fanatik olmayan ve hayli mantıklı biçimde açıklayan kadınların döneminin aydın kesimi tarafından "sakıncalı birtakım fikirlere sahip olmak" ile itham edildiği zamanda Virginia Woolf kadınların o zamana değin neden edebiyat alanında yapıt üret(e)mediklerini biraz sitemkar biraz alaycı biçimde ele alıyor. Eğer neden tarihte bir kadın Shakespeare yok diyorsanız sorunuzun cevabını Virginia Woolf ile kısa bir kır gezintisi eşliğinde alacağınız bir kitap Kendine Ait Bir Oda.
Edebiyat
Kendine Ait Bir OdaVirginia Woolf · İletişim Kitabevi · 202148,3bin okunma

Mehmet Aytekin

, 2019 okuma hedefini ekledi.
2019 OKUMA HEDEFİ
0/5 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
5 kitap
0 sayfa
1 inceleme
5 alıntı