Bedenin sadece sözcüklerle tedavi edilmesinin doktor Freud'u daha edebi sanatlara yaklaştırması kaçınılmazdı. Aslında ilk vaka öykülerinin "hastanın ıstırabının hikayesi ile hastalığının semptomlari arasında çok yakın bir bağ" olduğunu yazmıştı. Psikanalitik tedavide hastalar yaşam hikayelerini akıllarına ne gelirse söylerek anlatırlar. Bu,hikaye anlatmanın ve hastalık öyküsünü aktarmanın sıradışı bir yoludur.
Dolayısıyla psikanalizin ilk mağdurlarından biri de geleneksel biyografi oldu.Psikanalizden sonra geçmişe dair tüm anlatılarımız, tüm tutarlılığımız ve akla yatkınlığımız zan altına girmiştir. Bunlar ifşa ettiğinden daha fazlasını gizler
Freud,bize, hayatımızı gerçeklerle, en önemlisi çocukluğumuzun gerçekleriyle yüzleşmeden geçirdiğimizi anlatacaktır; Freud, modern yetişkinleri çocukluktan kurtulamayan insanlar olarak
görür. Yetişkinin ne olduğunu bir çocuğun bakışından değerlendiren insanlar olarak: bize, kendimizi tanımama konusunda ne kadar usta olduğumuzu ve kendimizi tanımanın ya da kendimizi tanımamız amacıyla bize öğretilen yolların, özellikle geleneksel biyografi ve otobiyografi yöntemlerinin çözümden çok sorun olduğunu gösterecektir. Freud acı çektiğimiz şeylerin hep elimizdeki acıdan kaçmaya yarayan yollar olduğunu ortaya çıkaracak ve hazzimizin en az katlanabildiğimiz acı olduğunu gösterecektir.
Freud'un çalışması, birçok şeyin yanı sıra, yaşamın gerçekleri hakkındaki düşünme biçimimizi değiştirmiştir. Bu çalışma bize sadece yaşamlarımızdaki hiçbir şeyin apaçık olmadığını, gerçeklerin bile tartışmalı olduğunu değil, bizzat gerçeklerin de psikanalitik bakış açısından farklı göründüklerini göstermektedir. "Psikanalizdeki olgular" diye yazmıştır Freud, "Bizim hoşlanabileceğimizden çok daha karmakarışıktır. O kadar basit olsalardı, belki de gün ışığına çıkarılmaları için psikanalize gerek duyulmazdı." Kendi gerçeklerimizi sevmek istediğimiz için onları hep basitleştirmeye eğilimliyizdir. Psikanaliz pek görmemeyi tercih edeceğimiz karmaşaları aydınlatır; Freud, psikanalizden önce gerçeklerin basit göründüğünü, şimdiyse karmaşık göründüklerini ileri sürer. Gün ışığına çıkartmak; gömülü bir şeyi çıkartmak, ya da bir şeyi yeni bir ışıkta görmek anlamlarına gelebilir.