Picaso Lucci

Picaso Lucci
@Picaso_Lucci
Author Turkish Blogger İçimdeki bütün dünlerle yeni bir şeye nasıl başlayabilirim?
Servet Saygınoğlu
Güvendiğime pişman değilim. Herkes kendine yakışanı yaptı, güvenmek bana yakıştı, layık olmamak da ona... Güvendiği kadar yanılan, yanıldığı kadar canı yanan, canı yandığı kadar insanlardan soğuyan, insanlardan soğuduğu kadar yüreğini kapatan kim varsa bilsin ki kalbinin sesini duyan var. Gökte uçan kuşun, yerin altındaki karıncanın rızkını veren, kalbinin şifasını da ödülünü de şüphesiz verecek.
Olimpos Yayınları
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Franz Kafka Turkey (Picaso Lucci)
"Sonuca varmak için acele edenler hep kestirmeden gidip mutlak sonuç ararlar ama böylesine zengin anlamlarla var edilmiş evren mekanizmasında son ve sonuç aslında yoktur, değişim, dönüşüm vardır... Ama ne demek istediğimi anlamak için önce varoluş yolculuğunu fark etmelisin."
Edebiyat
Milena ya Mektuplar (Picaso Lucci Franz Kafka)
Burada olmadığınızı söylersem aslında kendime deli demeliyim. O kadar kuvvetli bir şekilde hissediyorum ki burada olduğunu… …Hayır hayali değil, istediğim anda size dokunabileceğim şekilde buradasınız, yanımdasınız.. Mektuplarınızın benim üstümdeki etkisini hiç küçümsemeyin Milena!. Bu mektupta da küçük tedirginlikler çok değil aslında. Ama mutluluk veren bir acının gerçeği gibi bir şey… …Zaten senden gelip de dayanamayacağım ne olabilir? Her zaman olmasa da arada sırada ‘sen’ de bana olmaz mı? Bir odadayız Milena. Birbirine bakan iki kapının ardındayız ama ayrı ayrı. Biri açacak olsa diğeri hemen ürküp kapıyor kapıyı… …Halbuki bu iki kişi ürkeklik olarak bu kadar benzemeseler, biri diğerine hiç aldırış etmese açsa kapıyı çıksa dışarı odayı düzenlese. Ama hayır o da en az diğeri kadar ürküyor ve saklanıyor kapısının ardına ve o güzelim oda bomboş kalıyor ortada. …İçimde fırtınalar kopamıyor, bağıramıyorum, çılgınlıklar yapamıyorum bu yüzden. Sadece diz çökmüş oturuyorum ve karşımda duran ayaklarınızı okşuyorum. Geç geldi mektupların. Sana ‘yavrucuğum’ dediğim için kızıyorsun yine bana, haklısın. Şakayı severim ama hepsinin altında birşeyler ararım… …Dünkü mektubunda ne kadar çok kullanmışsın ‘ve’ kelimesini. Belki de bir aşağılama vardır bunda kimbilir? Milena sen şimdi yüreğime aklıma bütün varlığımı büyüleyen o sesinle çağırıyorsun beni yanına… …Ama aslında beni tanımıyorsun bile. Birkaç mektup başkalarının birkaç güzel sözü aldatıyor olabilir hala seni. Belki de bütün bu söylenenlere aldanmayıp foyamı ortaya çıkarmak için çağırıyorsun beni. Başını döndüren şeyler beni görünce kaybolacak biliyorum. Bundan korkuyorum. Sen benim için saf, el değmemiş bir genç kızsın Milena. Senin gibi tertemiz, el değmemiş bir beyazlığı olan biriyle hiç karşılaşmadım
Edebiyat