Ne kadar az yer, içer, kitap okursan; tiyatroya, dansa, meyhaneye ne kadar az gidersen; ne kadar az düşünür, sever, şarkı söyler, resim ve eskrim yaparsan, vb., o kadar fazla sermaye biriktirirsin - güvelerin ve tozun yok edemeyeceği hazinen o kadar büyür. Kendin ne kadar azalırsan, o kadar çoğa sahip olursun; kendi öz hayatını dile getirmenle dışsallaşmış hayatını dile getirmen ters orantılıdır - yabancılaşmış varlığın gitgide büyür. (...) Senin yapamayacağın ne varsa, paran onu yapar. Paran yiyip içebilir, tiyatroya ya da dansa gidebilir; gezilere çıkabilir, sanatı, bilgiyi, geçmişin hazinelerini, politik gücü mülkiyetine geçirebilir - bütün bunları senin adına satın alabilir.