Geçti içimizden biri koca denizi,
Gide gide buldu bir yeni kara.
Bir sürü insan koştu ardından,
Orda büyük şehirler kurdular alın teri ve akılla.
Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza.
Bir makine icat etti içimizden biri,
Buhar çevirdi tekerleği onunla.
Fabrikalar türedi ardından bir sürü,
Başladı insanlar fabrikaları çalıştırmaya.
Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza.
Düşündü taşındı içimizden birçoğu,
Güneş ekseninde dönmesi üstüne dünyanın
Bir sürü insan kafa yordu,
İnsan yüreği, evrenin kanunları üstüne,
Havanın bileşimi, denizin balıkları üstüne,
Kafa yordu bir sürü insan,
Bulundular önemli keşiflerde.
Ama ekmek satılmadı eskisinden ucuza.
Tersine günden güne arttı şehirlerde yoksulluk.
Yıllardır kimse bilmez, kimse. İnsanın hali nice?
Sürünür yerlerde sizin gibi biri siz yukarılarda uçtukça.
Kalmamış hiçbir yanı insana benzer.
Peki insan insana yardımcı değil mi? ne gezer!
|Bertolt BRECHT|
Arzu ile iktidarsızlık arasındaki her türden şiddetli gerilimin üstesinden gelmek amacıyla arzulanan nesnenin olumlu yanını gözden düşürme ya da inkar etme eğilimimiz vardır. Aslında arada bir o kadar ileri gideriz ki, bir biçimde ilkinin zıddı bir başka nesneyi göklere çıkarırız.