Akıllılar dünyası, kendi değerlerini mutlak sayan küçük ilahlar ve ilahelerle dolup taşıyor. Kibir içinde, kendilerinden emin dolaşıyor, konuşuyor, eylem yapıyorlar. Kendilerinden, görüşlerinden, görüşlerinin doğruluğundan en ufak bir şüpheleri yok.
Bir eski zaman hanımefendisi, bir Osmanlı
hanımefendisi, o yalının sahibesi “Kızım, gel bak bir otur yanıma, sana bir şey söyleyeceğim!” demişti. Sanki ilham gelmiş gibi. “Biliyor musun, hayat bitti zannedersin, yeniden başlar, bitti zannedersin yeniden başlar.” Çok güzel değil mi? Benim hayatım defalarca bitti zannettim ve hep yeniden başladı. Bu böyle bir şey… Bitiş çizgisine geldim geldim derken, yeni bir yol açılıyor, taze bir hayat… Herhâlde, gerçek sona vasıl olduğumuz zaman da, orada yeni bir hayata doğuyoruz.