Ersan

Ersan
@Pigmalion

Ersan

, bir kitap okudu
7/10
·448 syf.·
2025 30. kitabı
Andrzej Sapkowski
8.5/10 · 1.746 okunma
Reklam
Puan vermedi·208 syf.··
2025 29. kitabı
Dostoyevski isminden ötürü büyük bir beklentiyle okuduğum bir eser. Kurgunun fazla derin olmayıp, kısa bir zamanın fazlaca hayallerle süslenerek betimlenmesi, bu kadar kısacık sürelerde ki kesişmelerden "Yedi mühürlü kutuda bin yıl kalmış ve sonunda yedi mührün hepsini koparacak kadar" aşka esir olmuş bir hayalperestin kişiliğindeki devinimlere şahit oluyoruz. Açıkcası eserin içinde ki aşk, ilgi, sevgi, dostluk ve yalnızlık kavramları tartışılabilir bir şekilde sunulmuş okurlara. Belki de bu fark neredeyse iki yüz yıl önce yazılmış bir eserin döneminde ki insanların bu kavramlara bakış açısı ile günümüz dünyasında varolan hallerine olan bakış açımızın farkından ileri geliyor. Günümüz dünyasının talep gören ifadeleriyle de özetlersem; "Şıpsevdi"olan genç bir kadının, kendi geleceğinin kör bir kadının çaresizliğe bağlı olduğunu farketmesi,çıkış kapısı olarak gördüğü ilk erkeğin ilgisine kendini kaptırması ve bu adamın onu zamanla "ghostlamasıyla" girdiği saplantıyla karşılatığı farklı bir "asosyal erkeğin toksik monologlarına" kendini kaptırmasını ve bu ikisi arasında yaşadığı gelgitlere şahit oluyoruz. Günümüz tüketim dünyasının yıprattığı kavramlar üzerinde inşaa edilen sosyal bağlardan(bilhassa sosyal medya üzerinde varolan) muzdarip olanların kendinden fazlaca birşey bulacağına inandığım bir eser. Yazarın ismine aldanıp çokça beklentiyle okunmaması gereken bir eser olduğu kanısındayım.
Beyaz GecelerFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024102,3bin okunma
Işıksızlar ve Köleler Lejyonu!
8/10
·519 syf.··
2025 28. kitabı
Bu kadar cinayeti bu denli itinayla kurgulayan bir yazar da, bu cinayetleri arzu eden bir yanının olup olmadığını düşündüren bir eser. Detay ve kurguda ki ustalık sadece başarılı ve işine sadık bir profesyonellikle geçiştirilecek bir özellik midir, emin değilim. Fakat yarattığı derinlik ve bunu kurgularken ki coşkunluk yazarın iç dünyasın da arzu ettiği bir katil profilinin hazzını kelimelerle deştiği bilincimiz üzerinden duyumsadığını, bundan sapıkça bir zevk aldığını da hayal edebiliyor insan, o naif görünen yüzünün ardında. İfadelerim fazla saldırgan olabilir, farkındayım. Fakat yazarın birçok eserinde ki övgüyü hakkeden ustalığı, sadece edebiyat alanında ki ustalık ile açıklanabilir mi merak ediyorum. Bir eser çıkarmıyor da adeta yaşamak istedi anları detaylandırarak kurguladı notları bizlerle paylaşıyor gibi. Grange her zaman ki gibi bambaşka bir ustalık sergiliyor. Delilik ile akıllılık, psikopatlıkla normal olmanın arasında ki ince çizgiyi sorgulatan kasvetli, yorucu ama sonucunda okurunu mükafatlandıran bir eser. Türü severler için hala şaşırtıcı detaylar yaratabilidiğini de gösterebiliyor olması, Grange gibi bir yazarın hala övgüyü hakkedebildiğini gösteriyor.
Şeytan YeminiJean-Christophe Grangé · Doğan Kitap · 20197,2bin okunma