“Bombos deniz de denize hiç benzemiyordu. Simdi bir ka-yik, yirtik kirli yelkenleri olan bir yelkenli, balikçi tekneleri, denizi yararak, homurdanarak giden bir gemi, kugu gibi apak bir gemi olsaydi denizin üstünde iste o zaman deniz, deniz gibi bir deniz olurdu. Bu adada bir çocuk olsa, su asagidaki koyakta çocuklar kuslara zalimcesine tuzak kursalar, kadinlar kizlar mantar toplamaya ciksalar, bir yasli kisi egilip kalka kalka gullerini budasa, bir baskasi teknesini kalafatlasa, öteki kayigini boyasa, o zaman insanlarla birlikte kus sesleri de, öteki sesler de doldururdu dünyayi. Simdi narlar, büyük, al ciceklerini açsalar, fora etseler, adayi bir yandan öteki yana kadar dolansalardi, kara, mor, lacivert, küçük küçük ak benekli yilanlar narlarin altina çekilip gelselerdi. Insansiz hiçbir seyin tadi yok. Havva anamizla Adem babamiz cenneti insansizliktan dolayi birakmis olmalilar vre Vasili diye soylendi vre oglum, daha dün bir, bugün iki...
Ohhooo, bu kadar çabuk özlersen insanoglunu yandin, oglusu...
Sonra, burada bir ömür boyu insansiz ne yapacaksin?”