“Yalnız aklıyla hareket eden bir insan gerçek bir insan
değildir. Böyle bir insan hiç yaşamasın daha iyi! lnsan duygularıyla insandır. Duygular en güzel şiirle ifade edilir”
Sesli sesli ağlamak istedim, ama ağlayamazdım. Gözyaşı akıtmak için fazlasıyla yaşlanmış, fazlasıyla deneyimlerden geçmiştim. Dünyada gözyaşı dökülemeyecek üzüntüler vardır işte. Bunu kimseye anlatamayacağınız gibi,
anlatsanız bile hiç kimsenin anlayamayacağı türden şeylerdir. O üzüntü şekli hiç değişmeden ,rüzgarsız bir gecede yağan kar gibi sessizce yüreğinizde birikir durur.
“Neden boşandın?” diye sordu, kız.
“Yolculuklarda trenin cam tarafı koltuğuna oturamadığım için” dedim.
“Her şey yolundaydı” dedim, elimdeki bira kutusuna bakarak.
“Fakat bunun şeylerin özüyle bir ilgisi yok. İki kişi aynı yatakta yatar, ama gözlerini kapattığında yalnızsındır.”
“İnsan bir şeyleri başarmak istediğinde çok doğal olarak üç noktayı kavramalıdır. Ben bu ana kadar, ne kadar işi tamamlayabildim? Şu an hangi konumdayım?
Bundan sonra ne yapmalıyım? İşte bunlar, temel sorulardır. Bu üç nokta elinden alınırsa, geriye korku, kendine güvensizlik ve bezginlik hissinden
başka bir şey kalmaz. “