Taşıdığımız ve henüz tekamülünü tamamlayamamış ham ruh, daimi olarak kendine haz veren, zorluk yaşatmayan, çaba harcatmayan, soru sormayan mutluluğu istiyor. Fakat bir denge üzerine kurulu bu dünyanın karanlığı beyhude bir oluş değildir. Şahsiyetimize ve ruhumuza biçim veren, budaklarımızı düzleyen, zorlukların karşısında dik durmamızı sağlayan, yenile yenile kazanmayı değil, yenilgiler karşısında dik durmayı öğreten, rahatımızı kaçırıp hayatın anlamına dair sorular sormamızı sağlayan, sanatın durgunluğunu kırbaçlayan dünyanın karanlığı ve zorluğu bizi dünyada tam eyler, insan kılar.