+"Yine de, tek başınayken Tanrı'ya inanmak doğaldır, yalnız başına, gecenin bir yarısında ölümü düşünerek..."
-"Fakat şimdilerde insanlar hiç yalnız kalmıyorlar. İnsanların yalnızlıktan nefret etmelerini sağlıyoruz ve yaşamlarını hiç yalnız kalmayacak şekilde düzenliyoruz."
Yaşları ilerledikçe insanları dine yönelten şeyin ölüm ve ölümden sonraki şeylerin korkusu olduğunu söylerler. Fakat kendi deneyimim beni şu inanca yöneltti: böyle korku ve düşüncelerden apayrı olarak, dini duygular biz yaşlandıkça gelişme eğilimi gösterirler. Çünkü ihtiraslarımız ateşini yitirdikçe hayal güçlerimiz ve duygularımız köreldikçe, aklımız daha rahat işler hale gelir. Bir zamanlar aklımızı çelen imgeler, arzular, heveslerden arındıkça Tanrı, gizlendiği bulutların arasından görünür....
Bu kitabın en güzel özeti şu cümle: "Bir kimse derin bir anlam duygusu bulamazsa kendini hazlarla oyalar"
Victir Frankl
Nitekim kitapta da düzenli olarak soma alıyorlar. İçlerinden birisi ölümü sorgulasa, özgürlüğü sorgulasa, şartlandırmadan dolayı ona deli muamelesi gösteriliyor ve 'hadi bir tek at da uzaklaş bu düşüncelerden' gibi davranılıyor.
Üzerine düşünmeyi seven insanlar için güzel bir kitap. Lise veya üniversitenin başlarında okusaydım daha büyük bir lezzetle okurdum. Şu halimde aman aman ufkumu açan bir kitap olmadı benim açımdan. Tabi herkesin birikimi farklı.
Keyifli okumalar.
Yaşamın amacının mutluluğun sürekli kılınması değil, bilincin yoğunlaştırılması ve arınması, bilginin zenginleştirilmesi olduğunu düşünmeye itebilirdi insanları