Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Günün birinde insanın canı artık hiçbir şey yapmak istemez.Hiçbir şeyle ilgilenmez ve kurur gider.Üstelik bu isteksizlik geçici değildir,hatta giderek de artar.Günden güne haftadan haftaya daha kötü olur.İnsan kendinden hoşlanmaz,sanki içi bomboştur ve dünyayla bağdaşamaz.Sonraları bu hisler de kalmaz ve hiçbir şey hissetmez olur.Bütün dünyaya yabancılaşmış ve hiç kimse onu artık ilgilendirmez olmuştur.Ne kızgınlık duyar ne de hayranlık.Ne sevinmesini bilir ne de üzülmesini.Gülmeyi de ağlamayı da unutmuştur.Böyle bir insanın içi kaskatı kesilmiştir.Artık hiçbir şeyi ve hiç kimseyi sevemez.Bu durumda,artık hastanın iyileşmesine olanak yoktur.Geriye dönüş kalmamıştır.Bomboş,kül rengi bir yüzle ve nefretle çevresine bakar.
Bir kazazedenin okyanusa attığı şişeyi,uzak kıyılarda bir geminin bulması nasıl küçük bir ihtimalse,koskoca kentte iki insanın bir sokakta karşılaşması da pek sık görülen bir olay değildir.