David Gilmore

Seni çok kısa bir süredir sevdiğimi düşünüyorsun; benim daha önce başka birini sevmiş olmamdan korkuyor gibisin sanki. Zamanla üzerini saçmalıkların örttüğü, iyi bir gözün hemen alttaki daha eski bir yazının varlığından kuşkulanacağı kimi el yazıları vardır. Bu sonraki yazı eritici kimyasal maddelerle yok edilir ve ilk yazı net ve açık bir biçimde ortaya çıkar. Senin bakışın da aynen, içimdeki kendimi bulmayı öğretti bana; seninle ilgisi olmayan her şeyi unutulup tükenmeye bıraktım ve sonra çok eski, olağanüstü genç, temel bir yazı keşfettim; sana olan aşkımın benim kadar eski olduğunu keşfettim.
Sayfa 111 - Ayrıntı Yayınları
Kitap Alıntısı
Reklam
Seni göremiyorum, sen sezgi dalgalarıyla devinip duruyorsun sürekli; ama yine de tek bir benzerin bile beni mutlu ediyor. Bunun sebebi ne? Senin varlığının zengin birliği mi yoksa benim varlığımın yoksul çokluğu mu? Seni sevmek bir dünyayı sevmek değil midir?
Sayfa 108 - Ayrıntı Yayınları
Kitap Alıntısı
Sana açacak bir sırrım var, sırdaşım benim. Kime açsaydım bu sırrı? Ekho'ya mı? Bu sırrı ele verirdi o. Yıldızlara mı? Onlar soğukturlar. İnsanlara mı? Anlamazlar. Bu sırrı yalnızca sana açabilirim çünkü sen onu nasıl koruyacağını bilirsin. Bir kız var ki düşlerimden bile güzel, güneşin ışığından bile saf, okyanustan bile daha derin, kartalın uçu şundan bile daha mağrur; bir kız var ki -ah! başını eğip yaklaş bana ki sırrım kulağına süzülebilsin gizlice- bu kızı kendi canımdan çok seviyorum, çünkü o benim hayatımdır; tüm arzularımdan daha çok seviyorum çünkü tek arzum odur: Tüm düşüncelerimden daha çok seviyorum çünkü tek düşüncem odur; onu güneşin çiçeği sevmesinden daha hararetle, mustarip bir ruhta yatan hüzünden daha derin: çöllerdeki kızgın kumların yağmura susamışlıklarından daha özlem dolu; ona bağımlılığım bir annenin çocuğuna duyduğundan daha sevecen, Tanrı'ya yakaran bir ruhtan daha mahrem, bitkinin kökleriyle olan bağından daha sıkı.
Sayfa 107 - Ayrıntı Yayınları
Kitap Alıntısı
Bir olayın, anımsamamız için, zamanın ne kadar ötelerine gitmesi gerekir? Özlemin belleğinin artık ulaşamayacağı uzaklık nedir? Çoğu kişinin bu konuda sınırları vardır: Zamanda çok yakın duranı da anımsayamazlar, çok uzak olanı da. Ben sınır tanımam. Dün yaşanan şeyi bin yıl geriye atar sonra da dün gibi anımsarım.
Sayfa 107 - Ayrıntı Yayınları
Kitap Alıntısı
Özlem (laengsel) nedir? Dilde ve şiirlerde "hapis" (faengsel) sözcüğüyle kafiyelidir bu. Ne saçma! Sanki yalnızca hapishanede oturanlar bir şeye özlem duyabilirmiş gibi. Sanki özgür olanlar bir şeye özlem duyamazmış gibi! Özgür bırakılmışsam özlem duymayacak mıyım? Ben şimdi özgürüm elbette, kuşlar gibi özgürüm; ama nasıl da özlem duyuyorum! Sana gelirken özlüyorum, senden ayrılırken özlüyorum, yanıbaşında otururken bile özlüyorum seni. Sahip olunan bir şeye özlem duyulabilir mi? Bir an sonra artık sahip olamayabileceğini düşünüyorsan, evet. Benim özlemim sonsuz bir sabırsızlıktır. Ancak tüm sonsuzluğu yaşadıktan ve senin her an benim olacağına güvendikten sonra, ancak o zaman sana dönerim ve tüm sonsuzluğu yaşarım seninle, sana özlem duymaksızın bir an bile senden ayrı kalmaya sabrım olmadan ama yanında huzurla oturacağıma güven duyarak.
Sayfa 104 - Ayrıntı Yayınları
Kitap Alıntısı
Reklam