Yaşlı Canales'in ruhunda, haksızlık karşısındaki iyi kalpli insanın öfke fırtınaları esmekteydi. Ülkesinin durumuna öyle üzülüyordu ki, sanki kanı pıhtılaşıyordu. Duyduğu acı önemsiz gibi görünüyordu ama kemiklerinin iliğine, saçlarının köküne, tırnaklarının, dişlerinin dibine işliyordu. Acı gerçek: Başıyla değil de asker kasketiyle düşünmüş olmak... Bir eşkıya çetesinin, bir vatan hainleri çetesinin ayakta durması için hizmet etmek, işinden olmaktan, açlıktan ölmekten çok daha acı ve utanç veren bir şeydi. Ülküsüne, ülkesine, milletine ihanet eden hükümetlere bağlı kalmamızı biz askerlerden ne hakla istiyorlar?..
Sayfa 212 - Yordam Edebiyat