İlk olarak kitabın kapağının güzelliğinden başlamak istiyorum. Sanırım kitaba dair en çok sevdiğim şey kapağı diyebilirim ama en sevmediğim şey ise karakterlerin liseli olması ve bir liseli olarak yaşadıkları. Açıkçası Duman adlı karakteri hiç sevmedim. Arkadaşız diyip kızın hayatının her detayına karışması ve sözde onu manipüle etmiyorum ama onu geliştiriyorum adlı konuşması yok mu? Bu konuda Güneşin ailesine hak vermemek elde değil. Resmen Güneş, bir oğlan için herkesi karşısına aldı. Çocuk bir gün okula gitmedi diye okula gitmedi! Tabii liseli ve ergen oldukları için şaşırmıyorum. Kitapta bazı şeyler fazla detaydı. Bir kişinin üzgün olduğu çok fazla açıklanıyor ya da Duman'ın soğuk, buz, karanlık olması o kadar çok bahsediliyor ki...Yani 17 yaşında bir çocuksun, ne karanlıkmış arkadaş diyesim geldi. Bu kitabın giriş olduğu çok belli. Yazarın ikinci kitabının adını öğrendiğim için sonda verdiği minik ipucuyu şimdi yakaladım. Okuduğuma pişman değilim, çünkü akıp gitti ve devamını merak ediyorsun, açıkçası serinin nasıl biteceğini çok merak ediyorum ama keşke liseli olmasalardı. Bu arada kitabın sonunda Duman'a bir gram üzülmedim. Ama zavallı Güneş... çekmediği kalmadı. Dilerim serinin sonunda sadece Güneş mutlu olur ve akıllanır. Kendine gel, kız! Senin hayatının merkezi bir erkek olamaz diyesim geldi ona. Ikincisi bir an önce çıkabilir mi lütfen?