Sen, hiç sürekli dönüp durduğun bir gece geçirmedin mi? Aklına çalışmayı bırakıp uyumana izin vermesi için yalvarmadığın, yakardığın, emrettiğin olmadı mı?
İdeallerinizi, davranışlarınızdan aldığınız en büyük zevki bulacağınız zirveye doğru özenle yukarı, daha yukarı eğitin ki bu hem sizi memnun edip hem de komşularınıza ve topluma yarar sağlasın.
Bu bazen, nispeten masum olanların ağır ceza çekmesi demek. Kişiyi asıyorlar, ki bu küçük bir ceza, bu da ailesinin kalbini kırıyor, ki bu ağır bir ceza. Karısını döven adamı hapse atıp besliyorlar, o sırada masum kadınla ailesi açlık çekiyor..
Y.A: Kelimenin genel anlamıyla,kimsenin kendini feda etmediğini söyledim. Yani sadece başkası için fedakarlık yapmaktan bahsediyorum. İnsanlar her gün başkaları adına fedakarlık yaparlar fakat bu,en önce kendi iyilikleri içindir. Eylem, önce kendi ruhlarını tatmin etmelidir. Bundan yararlanan diğerleriyse ikinci sıradadır.
G.A: Görevin görev için olması da mı öyle?
Y.A: Evet. Hiç kimse görevi sadece görev uğruna yerine getirmez. Eylem, önce kendi ruhunu tatmin etmelidir. Kişi görevinden kaçmak yerine onu yaptığı için daha iyi hissetmelidir. Aksi takdirde yapmayacaktır..
Bir fincan bir masanın üstünde duruyorsa o masanın üstünde bir fincan vardır. Bir ağaç bir parkın orta yerinde duruyorsa o parkın orta yerinde bir ağaç vardır. Bir böcek bir taşın altında saklanmışsa o taşın altına bir böcek vardır. Var olan her şeyin bulunduğu yerde olabilmek gibi bir kabiliyeti vardır. Sen Hariç!!(...)
Aramayı boş ver, bulmaktan vazgeç, unut fincanı,oturma o ağacın gölgesinde, ayağın taşa değmesin aman.. Otur bilgisayarın başında bir yazı yaz sen. İçinde bastam sona sen olan bir yazı yaz hemde. Nasıl olsa bilgisayarın başında sen yoksun, hiç olmazsa içinde O olsun...