"Gün gelecek, Parti, iki kere ikinin beş ettiğini ilan edecek, siz de buna inanmak zorunda kalacaktınız. Er geç bu iddiayı atmaları kaçınılmazdı. Durumlarının mantığı bunu gerektiriyordu. Felsefeleri, tecrübenin delillerle ispatlanmasını da, özbeöz dış gerçeğin varlığını da açıkça inkar ediyordu."
"Tüm bu öfke çığlıkları, vatan sevgisinin kendisine hayranlık duymak demek olduğunu zanneden yalancı ve göstermelik milliyetçilere aitti. Çöldeki devekuşları gibi tehlikeyi görmemek için kafalarını kuma gömerlerdi. Kafalarını kumdan çıkarttığınızda ise kızarlardı."
"On iki ses öfkeyle bağırıyor ve on ikisi de birbirine benziyordu. Artık domuzların yüzüne karşı ne olduğunu sormaya gerek kalmamıştı. Dışarıdaki hayvanlar, bir domuzdan bir insana, bir insandan bir domuza, yine bir domuzdan tekrar bir insana baktılar. Fakat hangisinin domuz, hangisinin insan olduğunu ayırt etme olanağı artık kalmamıştı."