Ruh İşçisi'yim, kelimelerle insanların ruhuna değmeyi seviyor, onları anlamlı, derin romanlara dönüştürmek için arı gibi çalışıyorum. Henüz kimse beni tanımıyor; çok yakında tanışacaksınız.
Yazar
Dünya Akademisinin köklü öğrencisiyim, son güne dek okuyacakmışım, öyle diyor. :)
Ne kap, ne kacak; gönül dolusunca yaşıyorum. Zamanı hep yatay sanırlar. Ben geçmişte yokum, gelecekte de yokum, şimdi dikine varım, yükselmesine sonsuz, derinlemesine sonsuz..
Avcılar, " şaşıracak şey. Geyik yaralandı mı ölünceye kadar alabildiğine koşar," derler. Bunu da şaşıracak ne var, işareti hayvan acısını mesafeye yediriyor. Insan ipin ucunda bir taş bağlasa da hızla çevirse ne taş ne ip görünür. İşte bu Canımın canı hız da süngülü jandarmaları eritiyor, özgür oluyorum, yalnız benimle hız kalıyor.
Ölünceye kadar böyle bir hayatı yaşayacağımı düşündükçe beni bir korku, bir ürpertidir alıyordu. Bana hayatında öylesinde kalacaksın demek bir palamut balığına, " Sen karaya çıkacaksın da kümeste tavuk gibi yaşayacaksın," demek gibi olurdu.
Onlar zaten mevsimine göre neye inanmaları ve neye inanmamaları gerektiğini pek iyi bilirler. Ama asıl inandıkları bir şey varsa, o da paradır. Parayı verene de mutlaka gülümsemek gerekir. Bir gün iki gün insan kendini zorlayarak gülümsüyor. Hey gidi dünya!