Ezgi Polen Çelik

Ezgi Polen Çelik
@Polenezgim
Ruh İşçisi'yim, kelimelerle insanların ruhuna değmeyi seviyor, onları anlamlı, derin romanlara dönüştürmek için arı gibi çalışıyorum. Henüz kimse beni tanımıyor; çok yakında tanışacaksınız.
Yazar
Dünya Akademisinin köklü öğrencisiyim, son güne dek okuyacakmışım, öyle diyor. :)
Antalya
İstanbul, 1997
57 okur puanı
Ocak 2021 tarihinde katıldı
Bu paragrafı paylaşmadan olmazdı.Sanırım romanımı omurgası budur.
Gözlerini belleğime kazıdım,elini elime aldım. Birbirine dokunan ellerimizin yarattığı duygu tuhaf, apansızdı. Bedenimi uzak ve derin bir hazla, anımsayabildiğim zamandan, bilincimin erişebileceği zamandan bile daha gerilere uzanan bir hazla titreten bir duyguydu bu. Bir yerlerimde hissedebiliyordum onu, varlığımın bir parçası gibi, varlığımın ben doğduğum zaman doğan, ama ben büyürken büyümeyen bir parçası gibi, bir zamanlar bildiğim, ama doğarken geride bıraktığım bir parçası gibi... Olabilecek, gene de hiç yaşanmamış her şeyin belli belirsiz bilinci gibi...
Duygu ve Düşünce
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Üf...
Hepsinin ortasında da ben vardım, ayağa kalkmak için, ellerimle kollarımla mücadele eden, darbelenen ben. Ama düşer dururdum, uçsuz bucaksız denizlere atılmış, batmaya başladığında suyla, yüzmeye başladığında rüzgarla kamçılanan nesne gibi, oradan oraya sürüklenirdim. Bir çift göz dışında güvenecek hiçbir şeyim olmadan denizle gök arasında sonsuza dek batıp çıkmak ve bir çift göz dışında, tüm gücümle yapıştığım o gözler olmaksızın...

Ezgi Polen Çelik

, bir kitap okudu
9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Ocak 2026 00:00
·
2026 2. kitabı
Nevâl El-Seddavi
8.3/10 · 26,4bin okunma

Ezgi Polen Çelik

, bir kitap okudu
Puan vermedi·160 syf.·
2026 4. kitabı
Judith Schalansky
7.2/10 · 78 okunma
Yürekten teşekkürler.
Puan vermedi·226 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 20 Ocak 2026 00:00
Oradan oraya sürgün edilişin; Bodrum'da yeniden doğmanın hikayesi. Bodrum anne babamdan dolayı daha ben doğmadan hayatımda önemli bir hikayesi vardı. Abim denizci, bittabii denize de büyük hevesim, hasretim vardır. Yıllar önce Halikarnas Balıkçısı'nı duydum. Yaz başında bir sahafa girdim Halikarnas Balıkçısı var mı, diye. Varmış, 3-5 hepsini topladım. Derken bir baktım kucağımda bir sürü değerli eser var. Bana bu adamı nereden biliyorsun, dedi. Şu diziden mi? Hayır çok daha önceden taa küçük bir çocukken bilirdim şimdilerde okumak istiyorum, dedim. Mavi Sürgün o heyecanla aklımdan çıkmış. Bulduğum gibi okumaya başladım. Çok eziyet gören bir adam olduğunu, sanata, denize olan tutkusunu biliyordum da böylesine derin bir adam olduğunu bilmiyorum. Toprağın dilini öğrenip ülkenize kazandırdığı yemiş ve çiçekleri hiç mi hiç bilmiyorum. Akdeniz'de şu sulu, kabuğu kolay soyulan portakallar, onları öğretmek için her yere cebinde tohum taşıması, o güzelim begonviller, faydalı yemişler, adamın bu güzelim toprağa içi gitmiş. Şimdi bu kadar zalimce elden çıkarılması ne yalan söyleyeyim hepten ağrıma gitti. Halikarnas Balıkçısı bir an uyansa kahrından hemencecik ölürdü. Buralar bildiğiniz gibi değil, sizin ekmek için canınızı dişinize taktığınız topraklar pek azaldı kıymeti şu kadarcık oldu, dilden dile yaydığınız "merhaba"lar unutuldu. Toprak gibi onu söyleyenler de pek az, nesli tükenmek üzere bir avuç dolusu kaldı. Size birkaç nesil öteden Merhaba, demek isterim, Merhaba ve bütün katkılarınız için yürekten teşekkürler. Ve iy ki bizim değerlerimizden birisiniz. Anısına saygıyla.
Duygu ve Düşünce
Mavi SürgünHalikarnas Balıkçısı · Bilgi Yayınevi · 20222,119 okunma