Emine

Emine
@Polikeeeww
Sürer yalın bir şiir...
neden güzel olan her şeyde bir acı var
Şiir
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
içine düştüğümüz bu alem Biri boş iki sayfa, bir çift kalem….
Alıntı
Herkesin bir şemsiyesi var kendini koruyacak seninse yok bir an önce şemsiyeni açmaya bak çünkü bu yağmur hiç dinmeyecek…
Sayfa 144·Kitabı okudu
Alıntı

Emine

, şu anda okuyor
%67 (720/1062 syf.)
Lev Tolstoy
8.5/10 · 55,7bin okunma
Vicdanın aynası/HUZURSUZLUK
Puan vermedi·160 syf.··
2025 15. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2025 09:47
Zülfü Livaneli’nin Huzursuzluk’u, bir roman olmaktan çok bir çığlık gibi okunuyor. Mardin’in taş duvarları arasında yankılanan bu çığlık; savaşın sürüklediği hayatları, göçün kararttığı umutları, bir aşkın imkânsızlığını ve bir de din kisvesi altında büyüyen yaraları anlatıyor. Gazeteci İbrahim’in yolculuğu, aslında hepimizin içindeki suskun vicdanın uyanışıdır. “Merhamet zulmün merhemi olamaz.” Bu söz, romanın kalbine saplanan hançer gibidir. Kitabın birçok satırında rastlayacağınız ve her okuyuşta farklı acıları hissettirecek hüzünle dolu bir haykırış… İyilikle geçiştirilen kötülükler, sadece kanı durdurur gibi yapar yarayı; oysa yara içten içe kanamaya devam eder. Livaneli, kelimeleri süslemez; yalın cümleleriyle vurur. “Harese” betimlemesinde develerin kendi kanını içerek ölümü davet etmesi, bu coğrafyanın kendi yarasını kanatan döngüsüne ayna tutar. Romanın bir diğer yakıcı tarafı ise dinin ayrıştırıcı yüzünü, kör inançların merhameti nasıl susturduğunu göstermesidir. Aynı Allah’a inananların, farklı mezheplerin ve kimliklerin üzerinden birbirine düşman kesildiği bir coğrafya… İslam’ın özündeki rahmet ve adaletin yerine, menfaatin ve taassubun geçtiği; dinin, insanı birleştiren değil, ayıran bir kılıca dönüştüğü anlar… Livaneli, burada düşmanlığı dine değil; dini kullanarak kin kusanlara yükler. Çünkü kitap, inancın değil; inancın suistimalinin kanlı izlerini taşır. “Bu topraklar böyledir; kan hiç eksilmez…” Asırların yükünü sırtlayan bir coğrafyanın en sade, en sarsıcı özeti. İbn Haldun’un dediği gibi: Coğrafya kaderdir. Ve evet, coğrafya hem kader hem kederdir… Dünyanın neresine giderseniz gidin, nerede olursanız olun; coğrafyanız, kaderiniz karşınıza çıkar, peşinizi bırakmaz… Roman sadece bireysel bir trajedi değil; göçün, ötekileştirmenin, dini taassubun ve
İnceleme
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma