Polina

“Bu yakınlığın zaman dışı ağlarından korktuğunu fark etti , bakışlarını ondan uzaklaştırdı. Ağın içinde boşluklar vardı , biliyordu. Korkusu , bu deliklerin en yeni olanından kaynaklanıyordu. Yaşamlarının ayrılmaya başladığını hissediyor ve merak ediyordu : ‘Yalnızca benim başıma gelen bu şeyden ona nasıl bahsedebilirim acaba..?’ “
Alıntı

Polina

@Polina_Landa
·
“İçlerinden biri ölebilirdi ama yine de diğerinin bilincinde , hiç bozulmamış ortak anıların her birinde yaşardı ; onlar birbirlerine bu kadar yakındılar..”
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
- : “Bu öyleyse tehlike olmadığı anlamına mı geliyor..?” + : “Bu yalnızca yüreklerin ellerinden geleni yaptıkları anlamına geliyor,” diye yanıtladı Simyacı.
Alıntı

Polina

@Polina_Landa
·
- : “Yürekler her zaman insanlara yardım ederler mi..?” diye sordu Simyacı’ya. + : “Yalnızca kendi kişisel Menkıbelerini yaşayanlara yardım ederler..”
Alıntı
- : “Peki yürekler , insanlara düşlerinin peşinden gitmek zorunda olduklarını neden söylemiyorlar?” + : “Çünkü bu durumda en çok , yürek acı çeker. Ve yürekler acı çekmekten hoşlanmazlar..”
Alıntı

Polina

@Polina_Landa
·
“Yeryüzündeki her insanın kendisini bekleyen bir hazinesi vardır,” dedi yüreği delikanlıya. “Biz yürekler , insanlar artık bu hazineleri bulmak istemedikleri için bunlardan pek ender söz ederiz. Onları küçük çocuklara anlatırız. Sonra herkesi , kendi yazgısının yoluna göndermek işini hayata bırakırız. Ne yazık ki , kendisine çizilmiş olan yolu , pek az insan izliyor ; oysa bu yol , Kişisel Menkıbe’nin ve mutluluğun yoludur. İnsanların çoğu dünyayı korkutucu bir şey olarak görüyorlar ve yalnızca bu nedenden dolayı da dünya gerçekten korkutucu bir yer oluyor. O zaman biz yürekler , giderek daha alçak sesle konuşmaya başlıyoruz ama asla susmuyoruz. Ve sözlerimizin duyulmaması için dilekte bulunuyoruz : Kendilerine çizmiş olduğumuz yolu izlemedikleri için insanların acı çekmelerini istemiyoruz.”
Alıntı
- : “Yüreğim acı çekmekten korkuyor.” dedi bir gece Simyacı’ya aysız gökyüzüne bakarken. + : “Yüreğine , acı korkusunun , acının kendisinden de kötü bir şey olduğunu söyle. Düşlerinin peşinde olduğu sürece hiçbir yürek kesinlikle acı çekmez..”
Alıntı

Polina

@Polina_Landa
·
“ ‘Biraz şikayet edecek olursam,’ diyordu yüreği , ‘bu yalnızca benim bir insan yüreği olmamdandır ve insanların yürekleri böyle olur.’ ‘Ulaşmaya layık olmadıklarını yada ulaşamayacaklarını sandıkları için en büyük düşlerini gerçekleştirmekten korkarlar.’ ‘Dirilmemek üzere sona ermiş aşklar, olağanüstü olabilecek ama olamayan anlar , keşfedilmesi gereken , ama sonsuza denk kumların altında kalan hazineler daha aklımıza gelir gelmez bizler , yürekler hemen ölürüz.’ ‘Çünkü böyle bir durumla karşılaşınca ölümcül acılar çekeriz..’ “
Alıntı
- : “Yüreğim bir hain” dedi delikanlı Simyacı’ya. “Devam etmemi istemiyor.” + : “Ne âlâ” diye yanıtladı Simyacı. “Bu da yüreğinin diri olduğunu gösteriyor. Şimdiye kadar elde etmeyi başardığın şeyleri bir düşle değiştokuş etmekten korkması kadar doğal ne var?” - : “Öyleyse neden yüreğimi dinlemek zorundayım..?” + : “Çünkü o susturmayı hiçbir zaman başaramazsın. Hatta onu dinlemiyormuş gibi yapsan da o gene oradadır , göğsündedir ; hayat ve dünya hakkında ne düşündüğünü sana tekrarlamayı sürdürecektir..” - : “Bir hain olsa da mı..?” + : “İhanet , senin beklemediğin bir darbedir. Ama sen yüreğini tanıyacak olursan , sana baskın yapmayı hiçbir zaman başaramayacaktır. Çünkü onun düşlerini ve arzularını tanıyacaksın ve onları hesaba katacaksın. Hiç kimse kendi yüreğinden kaçamaz. Bu nedenle en iyisi , onun söylediklerini dinlemek. Böylece kendisinden beklemediğin bir darbe indirmeyecektir kesinlikle sana..”
Alıntı

Polina

@Polina_Landa
·
- : “Yüreğimizi neden dinlemeliyiz..?’ diye sordu , mola verdikleri akşam. + : ‘Çünkü yüreğin neredeyse hazinen oradadır..’ - : ‘Yüreğim sıkıntılı , çalkantılı’ dedi delikanlı. ‘Düşler görüyor , heyecanlanıyor ve bir çöl kızını düşündüğüm zaman , geceler ve gündüzler boyu beni uykusuz bırakıyor..” + : ‘Ne âlâ! Demek ki yüreğin canlı. Onun söylediklerini dinlemeye devam et.’
Alıntı