Hayat, artık ciddi çabalardan, denetim ve kısıtlamalardan ibaret bir olay olmaktan çıkmış; oynanıp altüst edilecek, kaygısızca yaşanıp keyfi çıkarılacak, sonra da umursamadan fırlatılıp kenara atılacak bir oyuncak haline gelmişti.
"Gerçek büyük şairlerin her dizesi zarif hakikatlerle yüklüdür, insanın yüce ve asil yanlarına seslenir. Onların tek bir dizesini bile, dünyayı o oranda yoksullaştırmadan şiirden çıkarmazsınız."
Piyanistimiz bu satırları yazarken; kaybettiği ailesinin yasından, yaşadıklarının şokundan hala kurtulamamış gibi, bütün bu tanık olduğu ve yaşadığı; vahşeti, sefilliği, inanılmaz işkence ve katliamı yalın düz bir dille bize aktarmış. Ama bu anlatım kitaptaki ırkçılığın, soykırımın, katliamın, acımasızlığın savaşın getirdiği açlığın, hastalığın, sefaletin yüzünüze çarpmasına, tüylerinizin diken diken olmasına engel olmuyor.