Yok satan Nihilist

Yok satan Nihilist
@Polymath
Researcher @ Bilkent University
Ph.D. Hacettepe University Nanotechnology
Ankara
Eskişehir, 3 Aralık
152 okur puanı
Ekim 2017 tarihinde katıldı
Hocam Gibb'e İsmailileri çalışmak istediğimi anlattığımda bana bu konu üzerine bir teze danışmanlık yapacak ehliyete sahip olmadığını söyledi. Ona minnettar olmam gerekiyor çünkü profesörler için ben bunu yapmaya ehil hissetmiyorum başkası ile çalışırsan daha iyi olur demek o zamanlar pek de alışıldık bir şey değildi.
Sayfa 37 - Arkadaş·Kitabı okudu
Tarih
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İnsanlar geçmişi, bu günün koşulları ile okumaya eğilimlidirler.
Sayfa 37 - Arkadaş·Kitabı okudu
Tarih
İbranice öğrendikten sonra birçok şiir ve yazı çevirdim. Ve İngilizce İbrani İncilinin çok bilinen bölümlerinden yani on emirden yapılan yanlışlara örnek vermeme izin verin. "Öldürmeyeceksin" emrindeki öldürmek şeklinde tercüme edilen kelime aslıda öldürmek değil daha belirli ve sınırlı bir anlamı olan Cinayet işlemek fiilidir. Yani cinayet işlemeyeceksin. On emirdeki diğer yanlış çeviri. "Zina yapmayacaksın" kısmıdır. İngilizcede zina evli bir kişi ile karısı veya kocası olmayan bir başka kişinin arasındaki cinsel ilişki anlamına gelir. Fakat İbranicedeki na'af eşcinsellik ve mastürbasyonu da kapsayan tüm cinsel suçların yasak oluşunu ifade eden daha geniş bir terimdir.
Sayfa 21 - Arkadaş·Kitabı okudu
Tarih
Kitap okuma alışkanlığı
Çok erken yaşta önemli bir keşif yaptım. Kitap okumanın zevki, eğer kişi onun gerçek sahibiyse isteğe bağlı olarak büyük oranda arttırılabilir ve tazelenebilir. Okurken herhangi bir paragrafı beğendiğinizde, ne zaman dönerseniz dönün onun - aynı kelimelerin, aynı satırların- her zaman orada olacağını bilmenin rahatlığını yaşarsınız. Ve hatta kitabı fiilen okumadığınız zamanlarda, ona kitaplıkta bakmak bile güzel ve değerli bir nesneye sahip olmanın zevkini anımsatır.
Sayfa 17 - Arkadaş·Kitabı okudu
Tarih
Seçimlere dair hatırladığım ilk şey 1920'lerde okula başladığımda o dönemin iki büyük partisi İşçi ve Muhafazakar partiydi. Bu iki partinin yanında ise o gün pek işlevi kalmamış Liberal parti bulunuyordu. Okuldaki çocukların bana ebeveynlerimin hangi partiye oy vereceklerini sorduklarını hatırlıyorum. Babama sormuştum ve "Biz Liberallere veriyoruz" demişti. Sonra okula gidip Liberallere verdiğimizi anlatmıştım. Ezici çoğunluk İşçi yada Muhafazakar partiye oy verdiği için bizimkilerin oyları bir kafa karışıklığına yol açmıştı. Neden Liberaller diye sordular, bende eve gidince babama sordum. Babam bir an bile duraksamadan yanıtladı, "Çünkü İşçi partisini desteklemeyecek kadar çok ve muhafazakar olamayacak kadar az paramız var" Okur notu: Benzer bir durum sadece Türkiye'de değil dünyanın genelinde var oluyor demek. Bu gün baktığımızda muhafazakarlar bürokraside üst mercileri doldurmuş işçi ve sözüm ona sol kesim bu durumdan hayli tedirgin olmuş durumdadır.
Sayfa 11 - Arkadaş·Kitabı okudu
Siyaset