Elinin acısı değil, bu hareketin adaletsizliği canını yakmıştı Peter'ın. Kendini çok çaresiz hissetmiş, düşmanına bakakalmıştı. İlk defa bir adaletsizlikle karşılaşan her çocuk böyle hisseder.
Onunla diğer çocuklar arasındaki fark buydu işte. Diğerleri, bunun hayal ürünü olduğunu anlarlardı ama Peter için gerçekle hayal arasında hiçbir fark yoktu.
Şöyle de bir sorun vardı ki; Peter çeşitliliği severdi. Yani bir an zevk aldığı şey bir sonraki anda pek ilgisini çekmeyebilirdi; bu da demek oluyordu ki bir sonraki düşüşünüzde Peter sizi kurtarmayabilirdi.
Fakat genel olarak baktığınızda bütün Varolmayan Ülkelerin aynı aileden geldiğini görebilirdiniz. Öyle ki hepsini sıraya dizseniz birbirlerinin burnunu aldıklarını söylerdiniz. Bu sihirli kıyılarda oynayan çocuklar, bez kaplı kayıklarını kumsala çekerlerdi her zaman. Biz de bir zamanlar oradaydık. Dalgaların sesini hâlâ duyabiliyoruz fakat o kıyılara inmemize artık izin yoktu.