Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İsyan, başlangıçtaki başarısından sonra dağılma tehlikesiyle karşılaştı; fakat duruma hâkim olundu. Faysal'ın Kızıldeniz kıyısından Wejh (Suudi Arabistan) istikametinde kanat bölgesinden ani ola-rak giriştikleri hareket sonucunda, Arapların Hicaz Demiryolu'nu taciz etmesi dengeleri değiştirmişti. Kalkışılan bu harekât genç ar-keolog, (daha sonra subay olacak olan) Yüzbaşı Lawrence tara-fından düzenlenmişti. Tarih ve savaş teorisi konusunda çok bilgili olan Lawrence, bilgisini gayri nizami koşullara intibak ettirecek esnekliğe ve Türklerin kaynaklarını tüketmek için Arapların sey-rek kıvılcımlarını şiddetli bir aleve dönüştürecek, etkili bir kişiliğe sahipti. Mayıs 1917'de bir kısım Araplarla başına buyruk giriştiği hareket, Suriye'de ektiği yeni isyan tohumlardan sonra Akabe'ye (Ürdün) baskınla sonuçlandı. Kızıldeniz'in kuzeyindeki koyda bu-lunan bu deniz üssünün ele geçirilmesi, Sina'daki İngiliz ikmal ve ulaşım tesisleri için bütün tehlikeleri ortadan kaldırmış ve Arapla-rın İngilizlerin karşısında bulunan Türk kuvvetlerinin kanat bölge-si için bir unsur haline gelmesine zemin hazırlamıştı. Halihazırda uzun Hicaz demiryolu hattını ve güneyindeki araziyi korumak için mevcut bulunan Türk birlikleri, Filistin'de karşılarındaki İngiliz birliklerinden fazlaydı.
Ancak İngilizler ayrıca Kızıldeniz'in doğu yakasındaki Arap müttefikini yanlarına çekmenin bir yolunu buldular. Bu zaten Türklerin emriyle Kutsal Şehirlerden cihat ilan etmeyi reddede-rek çok değerli yardımı dokunmuş olan Mekke Şerifi'ydi. Bunun sonucunda Müslüman halkın İngilizlere karşı Kutsal Savaş için toplanma ihtimalini ortadan kaldırmıştı. Şerif daha sonra, Hazi-ran 1916'da, Hicaz'da Türk idaresine karşı isyan çıkarttı: Böylece İngilizlerin şimdiye kadar kendi kuvvetleriyle başaramadıklarını, yani Türklerin dikkatini başka yöne çekmeyi başardı.
"Muharebe sanatı" ender bulunan bir niteliktir, doğuştan gelen ve orijinal bir liderlik ürünüdür ve onun yokluğunda sırf cesaret bile genellikle sözde tecrübeden daha etkilidir.
Zararlı bir işte ısrar etmek aptallıktır. Fakat insan hayatını, hiç-bir makul avantaj şansı yok iken heba etmek cinayettir. Savaşın harareti içerisinde sevk ve idarede hatalar kaçınılmazdır ve oldukça haklı görülebilir. Fakat tabiatı gereği beyhude taarruzlar, sadece başarılı olabilirlerse yararlı olur düşüncesiyle emredildiklerinde, gerçek anlamda liderlik suçu doğmaktadır. Komutanlar, ister bilgisizlikten ister hatalı savaş taktiğinden ya da isterse manevi cesaret noksanlığından meydana gelmiş olsun, böylesi "kasıtsız cinayetlerden" milletine karşı sorumlu tutulmalıdır.