Porty X

Ruhu olmayan vücut, cesettir; bedeni olmayan ruh da hayalettir
Kötülük yalnızca insana yabancı olan şeyde, onun bedeninde, diyorlar. Yo, biz onu öldürmek istemiyoruz, yalnızca vucudunu kaybetmesini istiyoruz, diyorlar. Acı duymarnası için ona yardım ettiklerini söyleyip elleriyle onu bağlı tuttukları işkence aletini gösteriyorlar. Iki çarktan oluşan o alet, onu sürekli olarak iki ayrı yöne doğru çekiyor, doktrin çarkı, ruhunu vücudundan ayırmaya çalışıyor. "Evet, insanı ikiye böldüler, her yarıyı öbür yarıya karşı gel-mek üzere konumlandırdılar. Ona vücudu ile bilincinin ölümcül bir kavgaya tutuşmuş düşmanlar olduğunu öğrettiler. Birbirine ters yaradılışta iki hasım; istekleri çelişkili, ihtiyaçları uyuşmaz, birine yarayan ötekine zararlı. Ruhunun doğaüstü bir alana ait olduğunu ama bedeninin, o ruhu bu dünyada hapis tutan bir kafes olduğunu öğrettiler. İyiliğin vücudu yenmek, yıllar süren sabırlı mücadelelerle onu sabote etmek demek olduğunu söyleyip insanı kafesten kaçmaya, mezarın özgürlüğüne kavuşmaya teşvik ettiler. İnsana kendisinin, her ikisi de ölümün sembolü olan iki unsurun oluşturduğu umutsuz bir uyumsuz olduğunu öğrettiler. Ruhu olmayan vücut, cesettir; bedeni olmayan ruh da hayalettir... ama onların insan doğası algısında, ceset ile hayalet arasındaki mücadele sürerken, ceset kendine özgü bir kötülükle yüklüdür, hayalet de insanın bildiği her şeyin yok olduğunun, yalnızca bilinemeyenlerin var olabileceğinin bilincindedir. "Bu doktrinin hangi insani yeteneği görmezden gelmek üzere tasarlandığını görebiliyor musunuz? İnsanın aklıydı görmezden gelinen. Ancak onun yok edilmesiyle insanı iki parçaya bölmek mümkün olabilirdi. Mantığını teslim ettiği anda ölçemediği, kontrol edemediği iki canavarın insafına kalmış olacaktı: sorum-suz içgüdülerle hareket eden bir vücut ile mistik vahiylere göre hareket eden bir ruh. Bu
Sayfa 486·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İnsanın cennetten düşüşünü anlatırken ona yüklenen suçlar onun kusurları olmadığı gibi, günahları da değildir. Yaptığı yanlışlar değildir. İnsan tabiatının esaslarıdır. Cennet Bahçesi'nde yaşayan o aklı, değerleri, emeği, sevgisi olmayan robot her ne idiyse, onun kesinlikle insan olmadığı ortadadır.
Sayfa 486·Kitabı okudu
Bu canavarca saçmalığın adı İlk Günah'tır. Herhangi bir irade kullanmadan günah sahibi olmak, ahlak kavramına atılmış bit tokat olduğu kadar, kendi içinde de çelişkili bir kavramdır: Seçme imkânının dışında kalan bir şey, ahlakın alanının da dı-şında demektir. Eğer insan doğuştan kötüyse bunu değiştirecek iradeye, güce de sahip değil demektir. İradesi yoksa iyi de kötü de olamaz; robotlar amoraldir. İnsanın kendi seçimine açık olmayan bir şeyi günah saymak, ahlak kavramıyla alay etmektir. İnsanın doğasını günah saymak, doğayla alay etmektir. Onu doğmadan önceki bir günahtan ötürü cezalandırmak, adaletle alay etmektir.
Sayfa 485·Kitabı okudu
Sizin ahlak düzeniniz bir ölüm ahlakı düzenidir. "Değerlerinizin standardı ölümdür, seçtiğiniz amaç ölümdür, hep koşmayı sürdürmek zorundasınız çünkü sizi yok etmek üzere salıverilmiş o kovalayıcıdan kurtulmanıza imkân olmadığı gibi, o kovalayıcının kendiniz olduğu gerçeğinden kurtulmanıza da imkân yoktur. Bir kerelik koşmayı kesin, koşacak bir yeriniz yok. Korkunuzu yenip çırılçıplak durun, kendinizi benim gözümle görün, neye ahlak düzeni deme cesaretini gösterdiğinize bakın. "Düzeninizin başlangıç noktası lanetleme; amacı, yöntemi ve sonucu da yıkım. Sizin düzeniniz insanı kötü diye lanetlemekle başlıyor ve sonra ondan, yapılamaz dediği şeyi yapmasını bekliyor. Değerlerin ve sevapların ilki olarak, ondan kendi yozlaşmışlığını kanıtsız olarak kabullenmesini istiyor. İşe bir değer standardıyla değil bir kötülük standardıyla başlamasını bekliyor. O kötülük, insanın kendisi oluyor, sonra oradan hareketle, iyiliğin ne olduğunu tanımlaması isteniyor. Yani iyilik, onun olamadığı şey demek oluyor..
Sayfa 484·Kitabı okudu
Siz, sıfıra tapanlar... hayatı yaşamak ile ölümden kaçınmanın aynı şey olmadığını sizler hiçbir zaman keşfedemediniz. Neşe, acının yokluğu değildir, zekâ, aptallığın yokluğu değildir, ışık, karanlığın yokluğu değildir, kişilik de kişiliksizliğin yokluğu değildir. İnşa etmek, yıkımdan uzak durmakla sağlanamaz. Siz artık bana, yani bir üreticiye, 'Senin üretimini yok etmememiz karşılığında üret ve bizi besle,' diyemezsiniz. Size tüm kurban-larınız adına cevap veriyorum: Kendi boşluğunuz içinde yok olup gidin. Varoluş, negatiflerin inkârı değildir. Yokluk ve inkâr, değer değil kötülüktür. Kötülük güçsüzdür, bizden zorla sızdırdığının dışında bir gücü yoktur. Yok olun çünkü bizler, sıfırın hayatı ipotek altına alamayacağını artık öğrendik. "Siz acıdan kurtulmayı istiyorsunuz. Biz başarının mutluluğunu istiyoruz. Siz cezadan kaçınmak için yaşıyorsunuz. Biz ödülleri hak etmek için yaşıyoruz. Tehditler bizi çalışmaya yöneltemez, korku bizim için tetikleyici olamaz. Biz ölümden kaçınmanın değil, hayatı yaşamanın peşindeyiz.
Sayfa 484·Kitabı okudu