"Demokrasi üç temel soruya mantıklı bir yanıt vererek siyasal iktidarın kullanımına meşruiyet kazandırmayı amaçlayan bir kurumlar topluluğudur. Bu sorular:
1. İçinde yaşadığımız toplumlarda şiddete başvurmadan değişim yaratmayı nasıl sağlayabiliriz?
'Demokrasinin en basit tanımını Karl Popper vermiştir: Kan dökmeden yönetimden özgürleşmeye imkan tanıyan bir rejim. ...
2. Checks and balances (kontrol ve denge) sisteminin yardımıyla iktidar uygulayıcılarını nasıl denetleyebilir ve iktidarlarını kötüye kullanmamalarını nasıl temin edebiliriz? ...
Nihayet demokrasinin yanıt verdiği son soru şudur:
3. Halk -bütün yurttaşlar- iktidarın kullanımına nasıl ortak olabilir?"
"İçini çekti. Nihat duymadı bile. O, en küçük bir darbeyle yıkılıveren yuvalardaki çürüklüğün sebebini düşünüyordu. Eşlik, dostluk, ahbaplık gibi şeylerin felaket sırasında yahut felaketten az sonraki çaresizliğini."
"Hacer Hanım gelinini boyadıktan sonra az geri çekilip yüzü toptan kontrol etti. Hiç de fena değildi. Boyanınca hele, büsbütün güzelleşiyordu. Kaş, göz, dudaklar, ten... Bar kızından hiç de çirkin değildi. Değildi ama, ürkek bir hali olduğu da muhakkaktı. Duruşu, bakışı, erkeğe sokuluşu kafi derecede cilveli değildi. Sanki büyük bir suç işlemişti de meydana çıkacak diye korkuyordu."