"Mazhar içini çekti. Baş ağrısı gittikçe artıyordu. Ne zaman umduğu, yürekten arzuladığı şey, arzuladığının tam tersi olsa, ilkin pis bir can sıkıntısı, arkadan da önce hafif, gittikçe çoğalan bir baş ağrısı başlardı."
"Hayalciliğimiz, uzun süredir uzak oluşumuz yüzünden, hürriyet bize gerçek hayatta olduğundan daha geniş görünüyor, bizim için daha derin anlamlar taşıyordu. Mahpuslar hürriyet kavramını büyütürler ki, bu da onlar için gayet doğaldır. Üstü başı dökük bir emir eri, kafası kazanmadığı, pranga taşımadığı, muhafızsız geldiği için mahpuslara göre bir kral derecesinde, ideal sayılabilecek hür bir insandı."
Sayfa 367 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Teğmen ise bir dayak cezası oburu ve usta bir uygulayıcıydı. ... Sefahatte kendini yıprattıktan sonra, kabuk bağlamaya başlamış ruhunu, birtakım doğal olmayan davranışlarla canlandırıp tatlı tatlı gıdıklamak isteyen bir Roma imparatorluğu soylusu gibi, o da bundan zevk duyardı."
Sayfa 232 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
"Birçoklarında telaşlı, işleri başından aşkın insanların hali vardı, ama sırf etraflarında gördükleri telaşlı ve meşgul insanlara öykündüklerinden böyle bir tavır takındıkları belliydi; bazıları da hiçbir yerde alacakları olmadığı halde, para bekler gibi görünmekteydi."
Sayfa 161 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu