Yılmaz yılmaz

Yılmaz yılmaz
@Prometeus
Bütün soru işaretlerini çıkardım hayatımdan Ünlemlerle dolu bir yalnızlığım artik
Danısmanlık
Yuksek lisans
Istanbul
Diyarbakır
20 okur puanı
Mart 2018 tarihinde katıldı
''Sosyal eşkiyalar halkları için bir Napolyon ya da  Bismark'tan daha önemliydiler va haklarında  özlem dolu, gurur dolu türküler yakıldı...'E.J.Hobsbown  SUNU:  Soru taşırım sabaha  Dallar da ağarır  Dutlar dökülür toprağa  Soru taşırım sabaha  Girmeyin bu bahçelere dilinizde şarkılar yalan  Bir yanlışlık büyüyor ayak seslerinizle  Örtmeyin soykırımları benim coğrafyam talan  Günlerdir haritalarda bir yanlışlık olduğunu söylüyorum  Bu ses de gürleşir bir gün, biliyorum  Bir rüzgar vurup geçiyor sesimin yalımına  Duyulmuyorum...  Sevdanın özeti dağ  Diyeti hüküm  Günlerdir haritalarda bir yanlışlık olduğunu söylüyorum  Göğsünde yer aç dağlım, karalım  K o n a k l a m a k i s t i y o r u m . . . I 
Reklam
İçmek! Gözlerinde içmek ay ışığını. Varmak! Gözlerinde varmak can tılsımına. Gözlerin hani?
Şiir
Dinleyin: İşte bu gelen uğultular, sürekli zelzeleler kuşağının yıkım öncesi fırtınasıdır. Ve yükselen bu dalgalar, sırtında kanlı tarihinin ağır hesaplarıyla toprağın yekine yekine kalkmasıdır. Bu altında yolalınan gözlerden kaymayan yıldızlar,  artık yakarmak yerine, zafer işaretleriyle yükselen ellerin, kurduğu dost sofralarında kenetlenircesine tutuşmasıdır. Bu yükselen toz-duman, bu, yüzyılın peygamber korsanlarının Bile eremediği ararat’ın eteklerinde kopan; çökmüş avurtlarda Uzayıp giden sönmüş isyan izlerini, savaşa sürülen kanatlı  atların tozutmasıdır. Ve resmi tarihin tozlu arşivlerinden indirilen hesap defterlerinde, mağlup isyanlara aşina sararan tarih sayfalarının yeniden yazılmasıdır...)
10/10
·386 syf.··
Beğendi
·
2018 2. kitabı
Öldüğünde masada bir kase içinde 3 zeytin tanesi,küflenmiş bir parça peynir ve yarısı içilmiş bir 35lik rakı şişesi ile boş bir bardak vardı.sandalye yoktu sandalye ayaklarının altında devrilmişti.ezilmisligin tarihçesidir şiirleri.
Toplu ŞiirlerSoysal Ekinci · Toplumsal Dönüşüm Yayınları · 199812 okunma
Yerli sömürgecinin kentine imrenme ve şehvetle bakar. Sahip olma düşleri, sahip olmanın tüm tarzlarını düşler: Sömürgecinin masasına oturmak, sömürgecinin yatağında yatmak, olanaklıysa karısı ile de yatmak. Sömürge insanı kıskançtır. Sömürgeci de bunu çok iyi bilir; kaçamak bakışları yakaladığında içinden acı acı "Yerimizi almak istiyorlar" diye söylenir. Bu doğrudur, zira, en azından bir günlüğüne, kendini sömürgecinin yerine koymanın düşlerini kurmayan tek bir yerli yoktur..
Reklam