Geri Bildirim

Hoşça Kal DiyarbakırYılmaz Odabaşı

·
Okunma
·
Beğeni
·
758
Gösterim
Adı:
Hoşça Kal Diyarbakır
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
262
ISBN:
9789750512858
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Yılmaz Odabaşı, Diyarbakır'la hikâyesini, Diyarbakır'la derdini, Diyarbakır'la aşkını anlatıyor bu kitapta.

Bağlar küçelerindeki yoksul çocukluğun hergele neşesinden, ilk aşklardan, mahrumiyetlere, baba zulmüne... Mehdi Zana'nın belediye başkanı seçilişinden Diyarbakır Askerî Hapishanesi'ne, olağanüstü hal koşullarında dergicilik, gazetecilik deneyimine... İlk şiirler, ilk ödüller... Kürt özgürlük hareketindeki büyük fedakarlıklar, öte yandan insanı örseleyen değer bilmezlikler...

Bir insanın bir şehirle nasıl yoğrulduğunun hikâyesi... Bir tür karşılıksız aşk hikâyesi...

"Ben ki Diyarbakır'a her gelişimde yeniden gitmek zorunda kalan, gittikten sonra bir biçimde yeniden dönen ve nereye gitse gözü hep şehrin gözlerinde, gönlü hep bu şehrin gönlünde asılı kalan bir adam olmuştum... Kırılıp dökülüp, itilip, dağılıp hep naçar kaldığım bu şehrin kapılarına dönüp dönüp hep arsızca yüz süren bir aşıktım çünkü ben. Yıllar usanmış, ben usanmamış, hiç iflah olmamış, arlanmamıştım.
(Tanıtım Bülteninden)
Hepimizin aşık oldugu bir şehir vardır içimizde Hele ki,uzaksa aşık oldugun şehir...
Hele ki,aşık olduğun şehir amed ise.
Ölümün,ihanetin,özlemin.korkunun,acının,haykırışlarını içinde barındırıyorsa bu şehir.
Acısıyla tatlısıyla gerçek yaşamın içindesindir.
Bu kitap baştan sona amed kokuyor iyisiyle-kötüsüyle...
Yazar-şair-gazeteci kişiliğiyle, şehrimin ve şuan bile yaşadığım semtin bağrından kopan bir memleket sevdalısı olmasıyla Yılmaz Odabaşına sonsuz saygı duymaktayım. Hoşça kal Diyarbakır kitabında kendi hayatından birçok kesit sunmakta. Diyarbakır'a veda edişine kadar geçen sürede de dönüp dönüp tekrar şehrine kavuşmakta. Onun deyimiyle her ne kadar üvey şehirler edinse de yine Diyarbakır'a özlemle koşmakta. Kitabını Yılmaz Odabaşı imza gününde aldım, onun imzasıyla "Anıların Bağrından Dostluk ve Kardeşlikle..." okudum.
Ve Diyarbakır benim için bir çığlıktır.
Diyarbakır ,ömrümün en gür, en anlamlı çığlıığıdır. ...
Yılmaz Odabaşı
Sayfa 16 - İletişim yayınları
Diyarbakır, sen kendine ve bana benzersin
Umuda meyilli, kedere mecbur. ..
Yılmaz Odabaşı
Sayfa 240 - İletişim yayınları
Hep "herkesin bir kenti var" derdim; hep öyle derdim ve dünyanın neresine gitsem,kalbimin bir kıyısında adınla giderdim.
Fakat ne Diyarbakır,ne yar beni anlamayınca,bildim ki herkesin "bir kenti" değil, "bir kendi" vardır.Bu dünya ki bizim büyük yalnızlığımızdır ve aslında herkesin bir "kendi" vardır.
Belki de Diyarbakır,hiç benim şehrim olmamıştır; belki de sadece ben hep öyle sanmışımdır.Belki de ben,öyle çekilmiş bir diş gibi kalmışımdır. Çekilmiş bir diş gibi Diyarbakır'dan...
Tanık olmak her zaman sorumlu olmaktır ve o yazgıların vebali de tanık olan herkese aittir.
Değil mi ki herkesin bir kenti vardır. Bir insanı sevmek gibidir bir kenti sevmek ,tanınmayan kent, bilinmeyen insan sevilebilir mi ?
Yılmaz Odabaşı
Sayfa 12 - İletişim yayınları
Biz ne güzel kadınlar gördük 

Süzülüp imbiğinden zamanın 
Beraber yırttık kirini sabrın & beraber 
And olsun 
Yırtacağız kahrını da karanın ve karanlığın 
Töreye, toprağa, suya ve aşka 
And... 

Biz ne yangınlar, büyük pusular 
Ve ne güzel çocuklar gördük... 
Alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sana
Sar, büyüt ellerinle konuk et sıcaklığına
Konuk et, kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana...
Yılmaz Odabaşı
Sayfa 34 - İletişim yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Hoşça Kal Diyarbakır
Baskı tarihi:
Kasım 2013
Sayfa sayısı:
262
ISBN:
9789750512858
Kitabın türü:
Yayınevi:
İletişim Yayınevi
Yılmaz Odabaşı, Diyarbakır'la hikâyesini, Diyarbakır'la derdini, Diyarbakır'la aşkını anlatıyor bu kitapta.

Bağlar küçelerindeki yoksul çocukluğun hergele neşesinden, ilk aşklardan, mahrumiyetlere, baba zulmüne... Mehdi Zana'nın belediye başkanı seçilişinden Diyarbakır Askerî Hapishanesi'ne, olağanüstü hal koşullarında dergicilik, gazetecilik deneyimine... İlk şiirler, ilk ödüller... Kürt özgürlük hareketindeki büyük fedakarlıklar, öte yandan insanı örseleyen değer bilmezlikler...

Bir insanın bir şehirle nasıl yoğrulduğunun hikâyesi... Bir tür karşılıksız aşk hikâyesi...

"Ben ki Diyarbakır'a her gelişimde yeniden gitmek zorunda kalan, gittikten sonra bir biçimde yeniden dönen ve nereye gitse gözü hep şehrin gözlerinde, gönlü hep bu şehrin gönlünde asılı kalan bir adam olmuştum... Kırılıp dökülüp, itilip, dağılıp hep naçar kaldığım bu şehrin kapılarına dönüp dönüp hep arsızca yüz süren bir aşıktım çünkü ben. Yıllar usanmış, ben usanmamış, hiç iflah olmamış, arlanmamıştım.
(Tanıtım Bülteninden)

Kitabı okuyanlar 29 okur

  • Lilişan
  • Belkıs Aslan
  • Emine Derin
  • M.ak
  • Yaşam Tarı
  • Rahime
  • Ahmet Kılıç
  • Şêrko jan
  • Mehmet Yavuz
  • fatih tok

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%42.9 (3)
9
%0
8
%14.3 (1)
7
%0
6
%28.6 (2)
5
%0
4
%0
3
%14.3 (1)
2
%0
1
%0