Dillerimiz yozlaşıyor, en güzel diller çirkinleşiyor, en iyi işitilenleri anlaşılmaz oluyor, şiir öldü, düzyazı kaos ile yavanlık arasında seçim yapma durumunda. Sanatlar yok olalı kaç kuşak geçti, en ünlü sanatçılarımız gelecekte küçümsenecek hokkabazlara benziyorlar. Ne bir şey inşa etmeyi biliyoruz ne heykel yapmayı ne de resmi; müziğimiz bir iğrençlik, bu nedenle eski anıtları yıkmak yerine restore ediyoruz ve bu nedenle bütün üslupların koruyucusu kesiliyoruz -güçsüzlüğümüzün iki kez itirafı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Böceklerle dolu bir dünyadan nefret ediyoruz, bu böceklerin insan olduğuna yemin edenler yalan söylüyorlar: Yitik kitle asla insanlardan değil, dışlanmışlardan, cehennemliklerden oluşmuştur.
"İmgelem, geleceğin dünyasını ya yükseklere çıkarır, ya derinlere yerleştirir, ya da bizimle bağıntılı olarak bir ruhgöçüne sürükler. Uzayda yolculukların düşünü kurarız - oysa uzay, bizim içimizde değil mi? Ruhumuzun derinliklerini tanımıyoruz-Gizemli olan, yolunu iç dünyamıza doğru sürdürmekte. Sonsuzluk, bütün dünyalarıyla, geçmişle ve gelecekle, sadece içimizdedir, başka hiçbir yerde değildir. Dış dünya, sadece bir gölgeler dünyasıdır - gölgelerini ışığın dünyasına yansıtır. Şimdi içimiz, bize doğal olarak çok karanlık, yalnız, biçimden yoksun görünüyor - Ama bu kararma geçtiğinde, ve gölge cisim kayıp gittiğinde, bize ne kadar farklı gelecek - O zaman her zamankinden çok daha fazla haz alacağız, çünkü ruhumuz yokluk çekti.”
Ve çocuklar, cennetin uğruna
Acıyı ve ölümü istemekteydiler.
Haz ve yaşam dile gelse bile,
Kimi yürek de kırılmaktaydı aşkın hüznüyle.
O eski zamanlar ki, gençliğin ateşine
Kaptırmıştı kendini Tanrı bile
Ve aşk uğruna erken bir ölüme
Adamıştı tatlı yaşamını.
Övgüler olsun sana, ey sonsuz gece,
Övgüler sana, sonsuz uyku.
Gerçi bizi ısıtan, gün ışığı oldu,
Ve uzun kederlerdi solduran.
Yitirdik yabandan aldığımız zevkleri,
Şimdi istediğimiz, babamızın evi.
Ne yapalım bu dünyada
Sevgimizle ve sadakatimizle.
Esirgenmekte eskisi,
O halde işimize yaramaz yenisi.
Her kim ki bağlıdır eski zamanlara körü körüne, Sadece yalnızlık ve keder düşer hissesine.