O kadar önemli olayları fark edemedikleri, insanı etkileyen, hayrete düşüren konulara ilgisiz kaldıkları için, ister istemez onları kendimden aşağı saymaya başladım. Hem de bunda yararlı gururumun kışkırtmasının payı yoktu; Tanrı aşkına, şu gına getirdiğim “ Sen hayaller kurarken onlar artık gerçek hayatı anlamışlardı...” gibi beylik lafları önüme sürmeyin. Onların gerçek hayattan filan anladığı yoktu ve yemin ederim beni en kızdıran buydu. Hatta tam tersine, en basit, en göze çarpan gerçekleri şaşılacak bir aptallıkla karşılıyorlardı; o yaştan beri kuvvete, başarıya tapmaya alışmışlardı.