“İnsan havanın nasıl titreştiğini, güneşteki değişiklikleri, kısacası her şeyi anlayabilecek bir durumdadır, ama, bir başkasının burnunu, kendisinden başka türlü silebileceğine bir türlü akıl erdiremez!..”
“Ben oğlumun yanında duygularımı açığa vurmaktan korkuyorum. Çünkü o böyle şeyleri sevmiyor. O, duyguların açığa vurulmasının düşmanıdır. Karakterinin bu katılığından ötürü birçokları onu kınıyorlar, bunu duygusuzluğun, kendini beğenmişliğin bir belirtisi olarak görüyorlar. Ama oğlum gibi insanları, alışılmış ölçülerle ölçmenin doğru olmayacağını sanıyorum.”
Bir süreden beri iki genç arkadaş, yapmacık bir senli benlilikle, birbiriyle, inceden inceye alay etmeye başlamışlardı. Bu her zaman gizli bir hoşnutsuzluğun, ya da söylenmeyen bir şüphenin belirtisidir.