Kalbiyle uzak düşen
... Bir derdi davası olmayan, hep şikayet halindeki insanlar, kendileriyle sürekli savas halinde olduklarından yanlarına müttefik arayıp aynı harbe etrafindakileri de sürüklemek isterler. Bu savaş hilelerine aldanmamak gerekir.
Onların kızgın kumlu cephelerinde koşturmak yerine, insanın kendi siperinin toprağında kalmayi tercih edebilmesi daha emniyetlidir.
Bundan sebep insan; kendisini sekinetten uzaklaştıran, dünyaya olan tamahını arttıran, gündemi daima fani meşguliyetler olan, hayırlı başlangıçlara olan ümit ve heyecanını kıran, iyi niyetlerine suizanli prangalar vuran... Tüm savas meydanlarını yalnız kalma pahasına da olsa terk etme cesaretini gösterebilmeli. Her karışını Rıza-i İlahi uğruna ilmek ilmek dokuduğu kalbindeki o güzel ülkenin sınırlarını muhafaza edebilme irade ve heyecanınıysa her daim taze tutabilmenin yollarını aramalı, bu niyet ve istikametine de etrafın kem tavırlarla gölge düşürmesine izin vermemelidir.
Zira insanı bir tek Allah'ın (cc) bilmesi
Diğer herkesin 'Öyle sandın' larından
Çok daha kıymetli ve dahi kalbe kâfidir...
"Bir başına olmak, birlikte yürüyüp yalnız hissetmekten daha iyiydi. Kalmanız için hiçbir şey yapılmayan bir yerden ayrılmaya mecbur bırakılmak ise aslında çok şey yaptıkları anlamına gelirdi."