Ama benim istediğim 14 gün boyunca kitaplarla baş başa kalmak tek başıma yürüyüşlere çıkmak hayal kurup rahatsız edilmeden uyumaktı doğrusunu söylemek gerekirse telefon ve radyo olmayan 14 gün kendimle baş başa huzur ve sessizlik içinde 14 gün geçirmek istiyordum bilinçsizce dinlenmek ve sessizlik istiyordum yıllardır kendim için böyledir bir şey istememiştim.
Yalnız,ömrünün sonuna doğru acınası yaşamını canlandıracak tek bir şey girmişti hayatına: palto kılığındaki aydınlık bir konuk. Sonra hükümdarların,kralların,tüm dünyaya egemen olanların başına gelen mutsuzluk onunda başına gelmişti.
Dünyada bir tek insana inanmıştım. O kadar çok inanmıştım ki, bunda aldanmış olmak, bende artık inanmak kudreti bırakmamıştı. Ona kızgın değildim. Ona kızmama,darılmama,onun aleyhinde düşünmeme imkan olmadığını hissediyordum.Ama bir kere kırılmıştım. Hayatta en güvendiğim insana karşı duyduğum bu kırgınlık,adeta bütün insanlara dağılmıştı;çünkü o benim için bütün insanlığın timsaliydi.
“Şimdi ben gidiyorum. Fakat ne zaman çağırırsan gelirim...”dedi. Evvela ne demek istediğini anlamadım. O da bir an durdu ve ilave etti: “Nereye çağırırsan gelirim!”
“Benim beklediğim aşk başka!”dedi.”O, bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. Sevmek ve hoşlanmak başka,istemek,bütün ruhuyla,büyün vücuduyla,her şeyiyle istemek başka... Aşk bence bu istemektir. Mukavemet edilemez bir istemek!”