Terketmedi sevdan beni,
Aç kaldım, susuz kaldım,
Hayın, karanlıktı gece,
Can garip, can suskun,
Can paramparça...
Ve ellerim, kelepçede,
Tütünsüz, uykusuz kaldım,
Terketmedi sevdan beni...
Beni baştan sona sürükleye sürükleye götürdü. Düşünce tarzlarımın birçoğunun değişiminde rol oynadı diyebilirim. Aşka olan bakış açım geçmişteki edebiyata olan bakış açım daha bir sürü şey... Aşk yakınında yanında olmadanda bir gün kavuşmak ümidi olmadan da katlanılmayacak şeylere sırf sevdiğinle 2 kelime daha edebilmek için katlanmakmış. Her ne kadar imkansız olsa da Ahmed Arif Leyla Erbil'e taparcasına aşkını dile getirmiş ve bu insanın içinde kıpırtılara ve hayatı sorgulamaya bile neden oluyor. Tek keşkem Leyla Erbil'in mektupları da olsaydı daha iyi olabilirdi. Herkes hayatında bir kere de olsa bu kitabı okumalı bence.
Ve asıl seni görmemeyi düşünmek insanı deli ediyor. Seni belki bir ay görmesem ne bileyim seni 3 ay, bir sene görmesem bu insana koymaz da bu bir yasak olursa ve hiç dönmemek karışınca işe, çok acı oluyor Leyla.
Kulluğum, divâneliğimle ellerini, gözlerini öperim. Öpüyorum ama doyamıyorum. Mutluluk ya da cehennem bu galiba. Sana doymak, korkunç ahmaklık olur.
Hadi gel...