"Su gibi başlayıp, su gibi bitti..."
Halbuki ne kadar yakın bir zamandı Ezidilerin yaşadıkları... Bizim için televizyonda ya da X’te (Twitter) akıp giden bir haberden ibaretti sadece.
Mezopotamya; kardeş kanının ilk düştüğü, kötülüğün ve fitnenin insanoğluna ilk fısıldandığı topraklar... Duyduğumuz, gördüğümüz, tarih kitaplarında okuduğumuz ya da mukaddes kitaplardan öğrendiğimiz her kötülük sanki bu noktada başlamış.
Gökyüzünde Nehirler Var, herkesin bildiği ama inatla sustuğu o karanlık gerçeklere dokunuyor. Yıllardır sözde "kurtuluşu" bekleyen Irak topraklarındaki bitmeyen zulme, organ ve tarihi eser kaçakçılığına ayna tutuyor.
Heleki yüzyıllardır kendi topraklarından koparılıp britanyaya kaçırılan eserler...
Tarihin acı gerçekleriyle yüzleşmek ve Mezopotamya'nın derin sularında kaybolmak isteyenlerin kesinlikle okuması gereken bir eser.
Peki siz bu kitabı okudunuz mu? Yorumlarda buluşalım!