Ertuğrul Ermiş

Ertuğrul Ermiş

, bir kitabı okumaya başladı
Victor Hugo
8/10 · 152,4bin okunma
Reklam
Huzur..
Mutluluğu size tarif edemem ama sebebini gösterebilirim.
Sırf toplum öyle kabul ediyor diye çoğunluğa ayak uydurarak hiç inanmadığı hayatı yaşamaya mahkum olan insanlar... Çok yazık.
“Yalnız mı gidiyorsun? O halde doğru yoldasın: çünkü yalnızlık yol göstericidir sana. Senin yolun seni kendine götürmelidir; bunun için dağlara çekilmelisin. Kendi yıldızını bulmak isteyen, geceye karışmalıdır. Evinizi düzlüklere değil, dağlara yapın! Yalnız yaşayanların evleri yükseklerde olmalı, rüzgârlara ve kartallara yakın…”
Düşünceden Eyleme: Praksis Temelli Bir Yaşam Üzerine
Modern insanın davranışları çoğu zaman hazır kalıplarla, toplumsal beklentilerle veya anlık tepkilerle şekillenmektedir. Bu tür bir yaşam anlayışı bireyi edilgen bir varlığa dönüştürür. Oysa insanı insan yapan, yalnızca düşünmesi değil; düşündüğünü sorgulaması, muhakeme etmesi ve bu süreç sonucunda bilinçli bir eyleme yönelmesidir. Her eylemin temelinde bir düşünce bulunur. Ancak bu düşünce, muhakemeden geçmeden alınan kararlarla eyleme dönüştüğünde, birey özne olmaktan uzaklaşır ve yalnızca tepkisel bir figür halini alır. Bu nedenle düşünmek yeterli değildir; düşünceyi işlemek, onu bir süzgeçten geçirmek ve içselleştirerek sorumluluğunu üstlenmek gerekir. Düşünce, pratikle buluşmadığı sürece tamamlanmış sayılmaz. Sadece zihinsel bir taslaktır; bir prototip. Praksis ise bu taslağın hayata geçirilmesi, düşüncenin eylemle bütünleşmesidir. Bilinçli bir yaşam, ancak bu bütünlükle mümkündür. Bu yaklaşıma göre, birey tepkisel davranışlardan uzak durur. Olaylara otomatik reflekslerle değil, düşünsel süreçler sonucu oluşan farkındalıkla karşılık verir. Bu da ona daha titiz, daha derinlikli ve daha sorumlu bir hareket alanı kazandırır. Bir insanın düşünsel süzgecinden geçerek gerçekleştirdiği eylemler, artık yalnızca sonuç üretmez; aynı zamanda öznenin kendi varoluşunu biçimlendirdiği adımlar haline gelir. Bu noktada sorumluluk da bütünüyle bireyin kendisine aittir. Zira artık davranış, dış etkenlerin değil, içsel değerlendirmenin sonucudur. Bu çerçevede praksis temelli bir yaşam anlayışı, sadece entelektüel bir tercih değil; aynı zamanda etik bir duruştur. Tepkisel yaşamdan bilinçli yaşama geçişin yolu, düşünce-muhakeme-karar-eylem döngüsünden geçer. Bu döngü, insanın kendi düşüncelerine sahip çıkmasını, kendi kararlarının sorumluluğunu üstlenmesini ve nihayetinde kendi
Reklam