Freud'un yardımcısı Wilhelm Reich'ten son derece keskin bir kitap. Neden keskin bir kitap? Çünkü küçük adam olduğunuzu düşünüyorsanız ya da okuduğunuz şeyleri üzerinize alınacaksanız bir yerleriniz kanayabilir, canınız yanabilir veya küplere binip kitabı atabilirsiniz. Ama bunları yapmazsınız çünkü kimse kendini "Küçük adam" görme mütevazılığında bulunmaz. Ha bu arada bu kitabı okurken eğer bir şarkı mırıldanmanız gerekirse o da Pinhani'nin "Ben Nasıl Büyük Adam Olucam" şarkısıdır. ^
118 sayfalık kitabın tamamında küçük adamlara sallayan (yanlış anlamayın yani eleştiren) Reich abimiz öyle bir manifesto yazmış ki kitaptan sıkıldığımı kitap bitince anladım. Sanki yazarımız nefesini tutmuş da boğulmamak için bitirmiş gibi kitabı. Hakikaten birkaç nefes hakkı daha olsa yapılan eleştiriler yapılan bu manifesto alıp başını gidecek.
Şimdi kimdir bu küçük adamlar sırayla gidelim:
1.
"Koyun gibi güdülmek yerine özgür yaşamak, taktikler uygulamak yerine açık davranmak, bir hırsız gibi gecenin karanlığında sevmek yerine açık açık sevebilmek düşüncelerine yer vermiyorsun kafanda."
Kitabı özetleyecek tek cümlem olsa burası olurdu çünkü çok net ve açık. Burdan kendi görüşü olmayan, kendine bakma yürekliliğini göstermeyen "little man" lere selam çakıyorum.^
2.
"Artık bir Untermensch olmayı bırakmanı ve kendin olmanı istiyorum."
Yazar şurdan dem vurarak bunu söylemiş: Nietzsche içindeki insanı aşman için seni bir 'Ubermensch' yani üstün insan yapmak istedi. Ama sen üstün insanı 'Hitler' olarak gördün ve 'Untermensch' yani aşağı insan olarak kaldın.
3.
"İsa! İsa! diye bağırmayı bırakırsan sen de benim gibi konuşabilir ve yazabilirsin! Çünkü bu utkulu haykırış aklını köreltmekte ve yaratıcılığını felce uğratmaktadır."
Yazar bu kısım ve sonrasında küçük adamların dine inanış
Bu sefer farklı bir kitap ile karşınızdayım. Bu kitap da Sıkıştırılmış Sembolik Öyküler yer alıyor. Peki Sıkıştırılmış Sembolik Öyküler nedir? Aslında bu türü yazar kendisi yaratmış diyebiliriz. 5-10 cümle ile semboller kullanarak öykülerinin yazmış.
Öykülerinde genelde tezatlıklardan yararlanmış. Örnek vermem gerekirse yaşam ve ölüm, inanç ve inançsızlığı bu tezatlıklara örnek verilebilir. Fakat kitapta anlatılmak istenen ana unsur "Siz kendinizi cennette zannederken aslında cehennemin ortasında olunduğundan ya da kendinizi cehennemde olduğunuzu hissettiğinizde aslında o cehennemin cennet olduğunun farkında olunmadığından bahsedilir.
"Hayat, yağlı boya bir resimde gözleri kapalı çıkmaktır; ne kadar karmaşık yollara saparsanız sapın, hangi engebesiz denizlerin huzurunu yaşarsanız yaşayın eksiklikler, pişmanlıklar, yaşanamamışlıklar peşinizi bırakmayacaktır. Aslolan son fırça darbesi vurulmadan önce dudağın kenarında ufak da olsa bir tebessümü hatırlatmak için başucunuzdayım."
Ben okurken en çok dikkat ettiğim şey bir öykü kötü bir gelişme ile başlayıp sonunda o gelişme sayesinde kendisi için iyi olan bir durumla karşılaşıp buna şükrediyor.
Kitabın yazıldığı üslup, Sembolik Anlatımın fazla yapılmasından dolayı ağır. Öykülerin içinde bir çok benzetmeden yararlanmış yazar. Kelimelerle oynayarak yeni anlamlar yüklemiş. Semboller yaratmış. Yani bir öyküyü bir çırpıda okumanız biraz zor. Ancak farklı bir türden kitap okumak isterseniz tavsiye edebilirim.
AjavardaKolektif · İkinci Adam Yayınları · 20174 okunma