Aynı mahalledeki insanlar birbirine yabancı, aynı mahalledeki hatta aynı evdeki insanlar. Her ev meçhule giden bir tren kompartımanı. Ve içindekiler tesadüfün bir araya topladığı üç beş yolcu.
Bizde hürriyet yok. Ne hürriyeti? Fikir var mı ki hürriyeti olsun? Her fikir sahneye çıktığı zaman ıslıklanır, hücuma uğrar, bir rahatsızlık unsurudur. Fikir de yaşamak için dövüşmek zorundadır.
Fildişi kulenin penceresi pembe kristal. İnsanlar güzel görünür oradan. İnsanları sevmek için onlardan kaçmak gerek. Ben kütüphanedeki insanları seviyorum. Onları sevdiğim için dışardakilere de muhabbet besleyeceğimi vahmediyorum. Ama her temas yaralayıcı. Kılıç yarası değil bu. Tırnak yarası. Kirli ve şiiriyetsiz.